Haber: Seyfi ÇELİKKAYA
(YOZGAT) – Yozgat’ın Çandır ve Çayıralan ilçelerinde dere kenarlarında doğal olarak yetişen gilaburu meyvesinin hasadında sona yaklaşıldı. Salamura yapılarak yaklaşık üç ay bekletilen meyve, suyu sıkılarak veya farklı şekillerde tüketiliyor. Bölgede yılda yaklaşık 30 ton toplandığı belirtilen gilaburunun kilosu 250-300 liradan satışa sunuluyor.
Yozgat’ın Çandır ve Çayıralan ilçelerinde doğal olarak yetişen gilaburu meyvesinde hasat sezonunun sonuna gelindi. Dere kenarlarından toplanan meyveler, yıkanıp bidonlara doldurularak salamura yöntemiyle saklanıyor. Yaklaşık iki-üç ay bekletildikten sonra tüketime hazır hale gelen gilaburu, yöre halkı için hem geleneksel bir ürün hem de gelir kaynağı olmayı sürdürüyor. Bölgede yıllık üretimin yaklaşık 30 ton olduğu belirtilirken, meyvenin kilosu 250-300 liradan alıcı buluyor.
“BİR BATMANI 8 KİLO, BİN LİRADAN VERİYORUM”
Çandır ilçesinde gilaburu hasadı yapan Metin Turhan, bahçesinde yetiştirdiği meyveleri talep edenlere sattığını söyledi. Gilaburuyu topladıktan sonra yıkayıp temizlediklerini ve bidonlarda salamura yaptıklarını anlatan Turhan, meyvenin yaklaşık iki-üç ay bekletildikten sonra tüketilebildiğini belirtti.
Geçen yıl bir batman gilaburuyu 900 liradan sattığını, bu yıl ise fiyatı bin lira olarak belirlediğini söyleyen Turhan, bir batmanın yaklaşık 8 kilograma karşılık geldiğini ifade etti.
Üretimde hava koşullarının etkili olduğunu belirten Turhan, “Geçen senemiz zordu. Su yoktu. Su olmadığı zaman yaşamaz, olmaz da. Bir de kış şartlarında soğuk alma durumu oluyor. Benim burada 2 bin 300 kilo çıkıyor” dedi.
“ANKARA, İSTANBUL VE İZMİR’DEN ARAYANLAR OLUYOR”
Çandır’da gilaburu alımı ve işlenmesi üzerine faaliyet gösteren işletmenin sahibi Mustafa Kır, bölgede yılda yaklaşık 30 ton gilaburu toplandığını söyledi. Çandır, Kozan ve Çayıralan hattındaki dere kenarlarında yetişen meyvenin hem il içinde hem de farklı kentlerde tüketildiğini belirten Kır, ürünleri talep edenlere kargoyla da gönderdiklerini anlattı.
Hasat döneminde toplanan gilaburunun salamura yöntemiyle bidonlara doldurulduğunu ve mahzenlerde yaklaşık üç ay bekletildiğini aktaran Kır, bu sürenin ardından meyvenin suyunun sıkılarak tüketilebildiğini söyledi.
Kır, “Ekonomik şartlara göre fiyatlar tespit edilip satışa sunuluyor. Gilaburu, buruk tadı nedeniyle herkesin alışık olduğu bir meyve değil. Ankara, İstanbul, İzmir’den bilenler arıyorlar. Onlara kargoyla gönderiyoruz” diye konuştu.
Yörede düzenlenen Sıla-ı Rahim buluşmasında da gilaburu meyvesinin ikram edildiğini ve satışının yapıldığını belirten Kır, Avrupa’da yaşayan Yozgatlıların da memleket ziyaretlerinde yöresel ürünlere ilgi gösterdiğini ifade etti.




