(ANKARA) – Tüm Emeklilerin Sendikası üyeleri, emekli aylıklarına seyyanen zam yapılması talebiyle Sakarya Caddesi’nde basın açıklaması yaptı.
Sendika üyeleri, Sakarya Caddesi’ndeki açıklama öncesinde geçen hafta Anayasa Mahkemesi önünde yaşamını yitiren emekli polis memuru Ali Şekeroğlu için saygı duruşunda ulundu. Tüm Emeklilerin Sendikası Dönem Sözcüsü Aytekin Çelikcan, yaptığı basın açıklamasında, Şekeroğlu’nun ölümünün yalnızca bireysel bir olay olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, emeklilerin yaşadığı ekonomik, toplumsal ve siyasi koşulların göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Çelikcan, şöyle konuştu:
“25 Eylül’de, Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde ve Türkiye’nin dört bir yanında emekliler seyyanen zam ve insanca yaşam talepleriyle alanlara çıktığı sırada, emekli polis Ali Şekeroğlu’nun Anayasa Mahkemesi önünde yaşamına son vermesi hepimizi derinden sarsmıştır. Hiçbir emekli, hiçbir yurttaş öfkesini ve çaresizliğini kendi canına ya da bir başkasının canına zarar verecek noktaya taşımamalıdır. Bizim mücadelemiz barışçıl, demokratik ve meşru bir hak mücadelesidir. Emeklilerin insanca ve onurlu bir yaşama kavuşmasının yolu örgütlenmekten, dayanışmadan ve birlikte mücadeleden geçmektedir. Ancak Ali Şekeroğlu’nun ölümünü yalnızca ‘bireysel bir intihar’ olarak görüp arkasındaki ekonomik, toplumsal ve siyasi koşulları yok saymayı da kabul etmiyoruz”
“GEÇİM SIKINTISININ SİYASİ SORUMLUSU AKP İKTİDARI”
Çelikcan, emeklilerin ekonomik koşullarına ilişkin değerlendirmesinde, yaşanan tablonun kendiliğinden ortaya çıkmadığını belirterek, şunları söyledi:
“Emeklilerin içine sürüklendiği ekonomik çıkmazın sonuçları artık yalnızca mutfakta, pazarda, kirada ve faturalarda görülmüyor. Yoksulluğun psikolojik ve toplumsal sonuçları da giderek ağırlaşıyor. Emekli aylıklarını emekliler belirlemedi. 5510 sayılı yasayı emekliler çıkarmadı. Seyyanen artışın çalışan kamu görevlilerine verilip emeklilere yansıtılmamasına emekliler karar vermedi. Bütçeyi, vergi politikasını, sosyal güvenlik sistemini ve kamu kaynaklarının nereye aktarılacağını emekliler belirlemedi. Bunları siyasi iktidar belirledi. Dolayısıyla bugün milyonlarca emeklinin içine sürüklendiği yoksulluğun, geçim sıkıntısının ve geleceksizliğin siyasi sorumlusu, yıllardır bu politikaları uygulayan AKP iktidarıdır.”
Çelikcan, 5510 sayılı yasa ile emekli aylıklarını aşağı çeken sistemin kurulduğunu, emeklilerin milli gelirden aldığı payın gerilemesine yol açan politikaların sürdürüldüğünü ve seyyanen artışın emeklilere verilmediğini savundu.
“BUNU NORMALLEŞTİRMEYECEĞİZ”
Şekeroğlu’nun ölümünün bütün nedenlerinin bilinemeyeceğini ve tek bir nedene indirgenemeyeceğini belirten Çelikcan,”Ancak bir emekli ‘İnsan gibi yaşamak istiyorum’, ‘Açlıkla cezalandırmayın’, ‘Yönetenler sesimizi duysun’ dedikten sonra Anayasa Mahkemesi önünde yaşamına son veriyorsa, siyasi iktidar ortaya çıkan bu ağır tablonun sorumluluğunu görmezden gelemez” dedi. Çelikcan, siyasi iktidardan bu sorumluluğu üstlenen güçlü bir açıklama duymadıklarını belirterek, “Bir emekli Anayasa Mahkemesi önünde yaşamını yitiriyor. Ve siyasi iktidar sessizliğini sürdürüyor. Bunu normalleştirmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“KAYNAK KİME VAR?”
Emeklilere “Kaynak yok” denildiğini belirten Çelikcan, diğer taraftan milyarlarca liralık fon ve borsa soruşturmalarının kamuoyunun gündemine geldiğini, faize trilyonlarca lira ayrıldığını ve kamu kaynaklarının kimlere, hangi önceliklerle aktarıldığının tartışıldığını söyledi. Çelikcan, “O halde soruyoruz: Kaynak kime var, emekliye neden yok?” dedi.
Bütçenin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını, siyasi tercih olduğunu ifade eden Çelikcan, “Kime kaynak ayırdığınız, kimden vergi aldığınız, ekonomik krizin yükünü kimin sırtına yüklediğiniz ve emekliye nasıl bir hayat sunduğunuz siyasi tercihtir. Ve bu tercihlerin sahibi bugün ülkeyi yöneten siyasi iktidardır. Emeklileri açlığa ve yoksulluğa mahkûm eden bu düzenin siyasi sorumlusu AKP iktidarıdır” diye konuştu.
“İNSANCA VE ONURUMUZLA YAŞAMAK İSTİYORUZ”
Çelikcan, Şekeroğlu’nun “Para için değil, onurumuz için” sözünü yaşayan milyonlarca emeklinin onurlu yaşam mücadelesini büyütmek için sahiplendiklerini belirterek, yaşamdan vazgeçmenin değil, örgütlenmenin ve birlikte mücadele etmenin önemine dikkati çekti. Çelikcan, şöyle konuştu:
“Bu söz yerde kalmayacaktır. Ama bunun yolu kendi yaşamımızdan vazgeçmek değildir. Yaşamak, örgütlenmek, yan yana gelmek ve hakkımızı birlikte aramaktır. Bugün önümüzdeki en temel görev; emeklilerin, emek örgütlerinin ve demokrasi güçlerinin yan yana gelerek birleşik, demokratik ve barışçıl mücadeleyi büyütmesidir. Biz sadaka istemiyoruz. Lütuf istemiyoruz. Bir ömür verdiğimiz emeğin ve ödediğimiz primlerin karşılığını istiyoruz. İnsanca beslenmek, barınmak, sağlık hizmetlerine ulaşmak; çocuklarımıza ve torunlarımıza mahcup olmadan, yarından korkmadan yaşamak istiyoruz. Kısacası: İnsanca ve onurumuzla yaşamak istiyoruz.”




