Haber: Savaş Kalkan
(TOKAT) – Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren Muammer Çiçek, Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Yalınyazı köyünde mezarı başında anıldı. Anmada konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, “Bugün yaşadığımız ne kadar kötülük varsa hepsinin arka planında bu katliamlarla yüzleşememek yatmaktadır” dedi.
Sivas Madımak Oteli’nde 33 yıl önce yaşamını yitiren Muammer Çiçek, Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Yalınyazı (Maşat Höyük) köyünde mezarı başında ve köy meydanında düzenlenen etkinliklerle anıldı. Anmada, Madımak’ın utanç müzesi olması ve katliamlarla yüzleşilmesi çağrısı yapıldı.
Sivas Katliamı’nın 33’üncü yılında düzenlenen anma programı, Muammer Çiçek’in mezarı başında duaların okunmasıyla başladı. Çiçek’in anne ve babasının mezarı başında gözyaşı döktüğü anmada, daha sonra köy meydanında bir araya gelinerek deyişler söylendi, semah dönüldü.
Anmaya; Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Arslan, DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Yalıncak Sultan Kültür Derneği Başkanı Sevim Yalıncakoğlu, Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muharrem Erkan, CHP Zile İlçe Başkanı Ali Rıza Bozdemir ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, 33 yıldır adalet mücadelesi verdiklerini belirterek, şunları söyledi:
“Adaletin peşindeyiz ancak adaleti bunlardan beklemiyoruz. Bu adaleti halk sağlayacak. Bugün yaşadığımız ne kadar kötülük varsa hepsinin arka planında bu katliamlarla yüzleşememek yatmaktadır. Geçmişle yüzleşemiyorsanız demokrasi yoktur demektir. Demokrasinin olmadığı yerde eşit yurttaşlık, eşit yurttaşlığın olmadığı yerde özgürlük, özgürlüğün olmadığı yerde örgütlenme hakkı yoktur. Örgütlenme hakkı olmadığında ise hep söylüyorum; ekmeklerimiz küçülür, çocuklarımızın sütü azalır, asgari ücret açlık sınırının altında kalır, emekliler 20 bin lira maaşla yoksulluğun pençesinde durur. Kıbrıs’tan Britanya’ya kadar dünyanın dört bir yanından dostlarımızın, Türkiye’deki bütün demokratik kitle örgütlerinin, sosyalistlerin, demokratların omuz omuza mücadelesiyle bu yoksulluğu ortadan kaldıracağız. Biz ‘Ön ikrar verme, ön ikrarından dönme’ diyenlerin torunlarıyız. Unutmayacağız, unutturmayacağız.”
Erçe, Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde 200’den fazla gencin gözaltına alınıp tutuklandığını belirterek, “Maşat’tan o tutsak edilen canlarımıza bir selam yollayalım ve derhal bırakılmalarını talep edelim” dedi.
“MADIMAK UTANÇ MÜZESİ OLANA DEK MÜCADELE EDECEĞİZ”
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, Sivas Katliamı’nı unutturmamak için mücadele etmeyi sürdüreceklerini belirterek, şöyle konuştu:
“Otuz üçleri unutturmamak adına mücadelemiz bundan sonra da devam edecek. İnadına yüzleşme diyeceğiz, inadına Madımak’ın utanç müzesi olmasını haykıracağız. Bu topraklarda barış ve demokrasinin kurulması, tekrar Sivaslar yaşanmaması adına bu katliamları yapanların kim olduğunu çok iyi biliyoruz. Yapanlar, organize edenler bu toplumdan özür dileyene, yaptıkları vahşetle yüzleşene kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Yasaların, hukukun olmadığı orman kanunlarıyla yönetilen zor bir süreçten geçiyoruz. Böyle bir süreçte bugün Sivas’ta binlerce insanla, burada canlarla bir araya gelmek, hesabını sormak adına çok anlamlıydı.”
“AİLELERİN RIZALIĞI ALINMADAN BU TOPRAKLARA BARIŞ GELMEZ”
DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat da katliamın üzerinden 33 yıl geçmesine rağmen adalet arayışının sürdüğünü ifade etti. Fırat, şunları kaydetti:
“Sabahtan akşama kadar demokrasi nutukları atanların artık bu seslere kulak vermesi lazım. Sevgili Muammer’in, Koray Menekşe’nin, Serpil Murat’ın ve diğer tüm ailelerimizin rızalığı alınmadan bu topraklara barış da gelmez, kardeşlik de gelmez.”
“DEMOKRATİK BİR ANAYASAYA İHTİYACIMIZ VAR”
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Arslan ise toplumsal yüzleşmenin laik ve demokratik bir Türkiye için zorunlu olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Toplumsal bir yüzleşme gerçekleştiremezsek bu katliamlarla da yüzleşemeyiz. Bu gerçekleşmediği sürece de demokratik, laik bir Türkiye özlemimiz sürekli yarım kalacaktır. Onun için biz Alevilere ve dostlarına büyük iş düşüyor; sözde değil özde eylemler gerçekleştirmeliyiz. Bizim ‘72 millete aynı gözle bakma’ ilkemiz var. Bir barış gelecekse Türkiye’ye; insanı insandan ayırmayan, diline, dinine, ırkına bakmayan toplumsal bir barışa ve demokratik bir anayasaya ihtiyacımız var.”




