Haber: Gülar SUBAŞI – Kamera: Cemal Berk AYTEKİN
(BARSELONA) – CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Barselona’da düzenlenen Küresel İlerici Seferberlik’in Kadın Liderler Oturumu’nda yaptığı konuşmada, “CHP, halkçı belediyecilik uygulamalarıyla kadınlara ‘Bu alan sizin, karar sizindir’ diyor. Yerel hizmetler aracılığıyla bakım ekonomisi güçlendiriliyor, kadınlara daha fazla istihdam alanı yaratılıyor ve kamu hizmetleri üzerinden toplumsal cinsiyet eşitliği temelli bir sistem inşa ediliyor. Bugün Türkiye’de 47 yıl sonra birinci parti olmamızın, 2024 yerel seçimlerinden bu yana tüm anketlerde birinci parti konumumuzu korumamızın nedenlerinden biri de bu. Aynı zamanda belediye başkanlarımızın tutuklanıyor olması da bu gerçeğin bir sonucu. Türkiye’den çıkan güçlü mesaj şudur: En zor koşullar altında bile birlikte mücadele ettiğimizde, geri adım atmadan eşitliği inşa etmeye devam ettiğimizde, bu yaklaşım toplumda karşılık buluyor. En güçlü ilerici seferberlik de tam olarak budur” dedi.
Sosyalist Enternasyonal, Avrupa Sosyalist Partisi (PES) ve İlerici İttifak’ın (PA) ortak düzenlediği Küresel İlerici Seferberlik’in (Global Progressive Mobilisation) iki gün sürecek toplantısı ikinci gününde İspanya’nın Barcelona kentinde devam ediyor. Toplantının Kadın Liderler Oturumu’nda, Türkiye’den CHP Genel Sekreteri ve Kadın Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, konuşmacı olarak yer aldı.
Sayek Böke, İngilizce olarak yaptığı konuşmasında şunları kaydetti:
“Bu konuşmanın başından beri sıkça duyduğum bir ifade var: ‘Demokrasiye, kadın haklarına ve sosyal adalete karşı koordineli bir saldırı sürecinden geçiyoruz.’ Bu nedenle verilecek yanıtın da aynı ölçüde koordineli, aynı ölçüde kolektif olması gerektiğini vurguluyoruz. Hiçbir şey birbirinden bağımsız değil, her şey son derece sistemik ve yapısal bir nitelik taşıyor. Dolayısıyla verdiğimiz mücadele, ortaya koyduğumuz siyaset ve önerdiğimiz politikalar da bu bütüncül çerçeveye uygun olmak zorunda.Türkiye’de de tam olarak bu deneyimi yaşıyoruz. Bunu aynı zamanda önemli bir paylaşım ve karşılıklı öğrenme fırsatı olarak görüyorum. Hatırlayacağınız üzere, 19 Mart sürecinde Türkiye’de demokrasiye yönelik müdahale girişimi karşısında kadınlar gençlerle birlikte sokaklara çıktı. Çünkü kadınlar, demokrasiye yönelik her saldırının aynı zamanda kadın haklarına yönelik bir saldırı olduğunu çok iyi biliyorlardı. Bu nedenle kadınlar, gençlerle birlikte demokrasi ve haklarını savunmak için meydanlara çıktılar. Gençler ise sadece bir gelecek değil, kapsayıcı bir bugün talep ediyordu. Bu açıdan bakıldığında, en baskıcı koşullar altında dahi demokratik hakların kullanılması, yerel düzeyde dayanışma ve koordinasyonun güçlenmesi ve bu deneyimin küresel bir gündeme dönüşmesi açısından son derece kritik bir deneyim ortaya koyuyor.
“Mor dönüşümü, Kasım 2025’te oy birliğiyle kabul edilen parti programımızda hayata geçirdik”
Bugün Türkiye’deki kadınlar, dünyanın birçok yerinde gördüğümüz gibi, bu saldırı dalgasına karşı en ön safta yer almakta ve kadınların da içinde olduğu bir demokrasi ve kadınlar için bir gelecek talep ediyor. Bu deneyim aynı zamanda Türkiye’de şu gerçeği de güçlü biçimde ortaya koydu: Kadınlar çok iyi biliyor ki haklar sadece kâğıt üzerinde yazılı ifadeler değildir, gerçek hayatta karşılığı olan eylemlere dönüşmek zorundadır. Bu dönüşümün Türkiye açısından iki kritik boyutu var. Birincisi, siyasal düzlemde eşitlikçi bir politika çerçevesinin inşası. Bu anlayış burada da farklı biçimlerde dile getirildi. Ekonomik tartışmalara ek olarak küresel ölçekte birlikte düşünmemiz gereken bir başka dönüşümden de söz etmeliyiz. Yeşil dönüşümden bahsediyoruz. Buna ihtiyacımız olduğu açık. Dijital dönüşümden bahsediyoruz. Buna da ihtiyacımız olduğu açık. Nitelikli istihdam dönüşümünden bahsediyoruz. Buna da ihtiyaç var. Ancak tüm bunların yanında, kadınları merkeze alan ve kadınlar için inşa edilen mor ekonomi dönüşümünü de konuşmalıyız. Bu yalnızca ekonomiye yeni bir renk eklemek değil; ekonomik gündeme yaşamı, kapsayıcılığı ve sosyal adaleti dahil etmektir. Biz bunu, Kasım 2025’te oy birliğiyle kabul edilen parti programımızda da hayata geçirdik. Bu program, partimizdeki tüm kadınların yanı sıra ilerici erkeklerin de desteğiyle kabul edildi.
“CHP’li belediyeler, kamu hizmetleri üzerinden toplumsal cinsiyet eşitliği temelli bir sistem inşa ediyor”
Bugün kadınlar arasındaki koordinasyon ve dayanışmanın güçlenmesi ancak bu mücadeleyi her adımda birlikte yürüme iradesine sahip erkeklerle mümkün olabilir. Dolayısıyla yeşil, dijital, nitelikli istihdam ve mor dönüşümü içeren kapsayıcı bir gelecek, sözleri eyleme dönüştüren bir siyasal zemini de beraberinde getirmektedir. Türkiye’de yerel yönetimler bu açıdan kritik bir rol oynamaktadır. Nitekim daha birkaç saat önce, sabaha karşı saat 02.00 sularında, belediye başkanlarımızdan biri daha gözaltına alındı. Burada yalnızca iki gündür bulunuyoruz ve bu, iki gün içinde karşılaştığımız ikinci siyasi operasyon. Bunun nedeni, CHP tarafından yönetilen yerel yönetimlerin kadınlara doğrudan ulaşan, ‘Birlikte inşa edelim’ diyen bir siyasal yaklaşımı hayata geçirmesidir. Daha fazla kadın belediye başkanımız var. Halkçı belediyecilik uygulamalarıyla kadınlara ‘Bu alan sizin, karar sizindir’ deniliyor. Yerel hizmetler aracılığıyla bakım ekonomisi güçlendiriliyor, kadınlara daha fazla istihdam alanı yaratılıyor ve kamu hizmetleri üzerinden toplumsal cinsiyet eşitliği temelli bir sistem inşa ediliyor.
“Geri adım atmadan eşitliği inşa etmeye devam ettiğimizde, bu yaklaşım toplumda karşılık buluyor”
Bugün Türkiye’de 47 yıl sonra birinci parti olmamızın, 2024 yerel seçimlerinden bu yana tüm anketlerde birinci parti konumumuzu korumamızın nedenlerinden biri de bu. Aynı zamanda belediye başkanlarımızın tutuklanıyor olması da bu gerçeğin bir sonucu. Koordinasyon ve dayanışmanın, yerel hizmetler ve siyaset üzerinden eyleme dönüştüğü bu güçlü zemin çok açık. Türkiye’den çıkan güçlü mesaj şudur: En zor koşullar altında bile birlikte mücadele ettiğimizde, geri adım atmadan eşitliği inşa etmeye devam ettiğimizde, bu yaklaşım toplumda karşılık buluyor. En güçlü ilerici seferberlik de tam olarak budur. Tüm kadınları bu dayanışma için saygıyla selamlıyorum.”




