Haber: Mehmet Rebii ÖZDEMİR
(SAMSUN) – Samsun’da Eğitim-Sen üyeleri ve yurttaşlar, eğitimde artan şiddet olaylarına karşı bir araya geldi. Yapılan basın açıklamasında, yaşanan saldırıların münferit değil, sistematik olduğu vurgulandı.
KESK’e bağlı Eğitim-Sen Samsun Şubesi, Süleymaniye Geçidi’nde basın açıklaması düzenleyerek Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşanan okul saldırılarını protesto etti. Açıklamayı Eğitim- Sen Samsun Şubesi Kadın Sekreteri Havanur Taflan okudu.
“Acımız derin, sözler tükendi”
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan saldırının ardından Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda ikinci bir saldırının gerçekleştiği hatırlatılan açıklamada, “Bir eğitim emekçisi ve öğrencilerimizden çok sayıda canımızı kaybettik. Birçok yaralının hayati tehlikesi devam ediyor. Acımız derin ve söylenecek sözlerin tükendiği noktadayız” denildi.
Açıklamada okulların güvenli alanlar olması gerektiği vurgulanarak, “Okullar, kapısından girerken gönül rahatlığıyla adım atılması gereken yerlerdir. Oysa bugün nefretin ve şiddetin mekânları haline gelmiştir” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada güvenlik zafiyetlerine işaret edilerek, gerekli önlemler alınmış olsaydı saldırıların engellenebileceği savunuldu.
“Şiddet münferit değil, sistematik”
Son bir yılda okullarda can kaybı ve yaralanmayla sonuçlanan en az beş olay yaşandığı belirtilen açıklamada, kamuoyuna yansımayan yüzlerce şiddet vakasının bulunduğu öne sürüldü. Açıklamada, “Yaşananlar tekil değil, sistematik bir sorunun sonucudur” denilerek, şiddetin toplumsal boyutlarıyla ele alınması gerektiği vurgulandı.
Şiddetin toplumsal nedenlerine dikkat çekilen açıklamada, “Kutuplaştırıcı siyaset, eşitsizlik, yoksulluk, geleceksizlik ve dışlanma bu ortamı yaratmaktadır. Bugün 14-16 yaşındaki çocuklardan failler yaratan bu sistemin kendisidir” ifadeleri yer aldı.
“Sorumlu; siyasi iktidar ve bakanlıktır”
Eğitim politikalarına yönelik eleştirilerin yer aldığı açıklamada, “Yitip giden canların baş sorumlusu siyasi iktidar ve eğitim alanını ideolojik müdahalelerle tahrip eden politikalardır” denildi. Liyakat yerine sadakatin esas alındığı, rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarının zayıflatıldığı ifade edildi. Milli Eğitim Bakanı’na da çağrı yapılan açıklamada, “Bugün eğitimciler ve öğrenciler okullarına gitmekten korkuyorsa bunun sorumlusu Milli Eğitim Bakanı’dır Derhal özür dilemeli ve istifa etmelidir” ifadesi yer aldı.
“Mücadelemize devam edeceğiz”
Eğitim emekçilerinin güvenliğinin sağlanmasının kamusal bir sorumluluk olduğu vurgulanarak, “Şiddet son bulana ve sorumlular hesap verene kadar alanları terk etmeyeceğiz” denildi. Hayatını kaybedenler için başsağlığı dilenirken, yaralılara acil şifa temennisinde bulunuldu.
Açıklama, “Eğitim Sen olarak, eğitimin kamusal, demokratik ve eşitlikçi niteliğini savunmaya devam edeceğiz. Tüm toplumsal kesimleri güvenli, eşit ve özgür bir ülke için mücadeleye çağırıyoruz” sözleriyle sona erdi.




