(İZMİR) – Babalar Günü öncesi konuşan İZSU çalışanları Erdal Kazık ve Mustafa İnkaya, gece gündüz süren mesailer nedeniyle ailelerinden uzak kaldıklarını ancak yaptıkları her işin çocuklarının geleceğine katkı sunduğunu söyledi. Depremden afet bölgelerine kadar birçok zorlu görevde yer alan iki baba, en büyük mutluluğun çocuklarının duyduğu gurur olduğunu ifade etti.
İzmir’de milyonlarca insan günlük yaşamına devam ederken, kentin altyapısının kesintisiz işlemesi için görünmeyen bir emek gece gündüz sürüyor. Patlayan su hatlarında, sel ve yangın bölgelerinde, deprem sonrası yürütülen çalışmalarda ya da gece yarısı gelen acil ihbarlarda görev başına koşan İZSU çalışanları, yalnızca kente değil, ailelerine ve çocuklarının geleceğine de emek veriyor.
Babalar Günü öncesinde konuşan İZSU çalışanları Erdal Kazık ve Mustafa İnkaya, yıllardır sürdürdükleri görevlerin ardındaki fedakarlığı anlattı.
ÇOCUKLARININ BÜYÜMESİNE MESAİ ARALARINDA TANIKLIK ETTİ
İZSU Araç Bakım Şubesi’nde görev yapan 54 yaşındaki Erdal Kazık, 19 yıldır kurum bünyesinde çalışıyor. İkiz kızları ve bir oğlu bulunan Kazık, kamu hizmetinde çalışmanın çoğu zaman saat kavramını ortadan kaldırdığını söyledi. Acil arızalar ve zorunlu müdahaleler nedeniyle zaman zaman ailesine ayıracağı vakti görevine vermek zorunda kaldığını anlatan Kazık, “Mesaimiz çoğu zaman saatle sınırlı kalmıyor. Arızaya ve acil durumlara göre gece gündüz görev başında oluyoruz. Bazen çocuklarımızla geçirmek istediğimiz zamanı işimize ayırmak zorunda kalıyoruz. Ancak yaptığımız her işin onların geleceğine katkı sunduğunu biliyoruz” dedi.
Araç tamirciliğinin büyük dikkat ve sorumluluk gerektirdiğini belirten Kazık, yıllar içinde yalnızca kendi çocuklarına değil, genç çalışma arkadaşlarına da yol göstermeye çalıştığını söyledi.
DEPREM BÖLGESİNDE GEÇEN GÜNLER
İZSU Araç Sevk Amiri Mustafa İnkaya ise 22 yıllık çalışma hayatı boyunca operatörlükten ağır vasıta şoförlüğüne kadar birçok görev üstlendi. Bugün onlarca personelin koordinasyonundan sorumlu olan İnkaya, özellikle afet dönemlerinde görevlerinin daha da ağırlaştığını anlattı. Hatay depreminde günlerce görev yaptığını belirten İnkaya o günleri, şu sözlerle anlattı:
“11 gün deprem bölgesinde kaldım. Sonrasında da birçok kez gidip geldim. Çocuklarımızla yiyeceğimiz bir akşam yemeği bile çok kıymetli. Ama görev bizi bazen kilometrelerce uzağa götürüyor. Bizim işimizde mesainin ne zaman başlayıp ne zaman biteceği belli olmuyor. Kamu hizmeti anlayışıyla görevimizi yerine getirmek zorundayız.”
İnkaya, deprem bölgesinden döndüklerinde çocuklarıyla aralarındaki bağın daha da güçlendiğini belirterek, “Çocuklarımız yaptığımız görevlerden dolayı bizimle gurur duyuyor. Bu da bütün yorgunluğumuzu unutturuyor” diye konuştu.
“MESLEK ZORLAMAYLA OLMAZ”
Çocuklarının zaman zaman iş yerlerine geldiğini ve yaptıkları işi merakla izlediğini anlatan iki baba da gençlerin mutlaka bir meslek sahibi olması gerektiğini vurguladı. Oğlunun zaman zaman kendisi gibi tamirci olmak istediğini söyleyen Erdal Kazık, “Meslek zorlamayla olmaz. İnsan yaptığı işi severek yapmalı ama mutlaka bir meslek sahibi olmalı” dedi.
İnkaya ise toplumun her meslek grubuna ihtiyaç duyduğunu belirterek, “Herkes doktor ya da mühendis olamaz. Bu işleri de yapacak insanlara ihtiyaç var. Önemli olan işini severek yapmak ve topluma faydalı olmak” ifadelerini kullandı.
EN BÜYÜK MİRASLARI ÇOCUKLARINA BIRAKTIKLARI DEĞERLER
Babalar Günü dolayısıyla çocuklarına vermek istedikleri mesajı da paylaşan iki çalışan, evlatlarına bırakacakları en değerli mirasın dürüstlük, çalışkanlık ve sorumluluk duygusu olduğunu söyledi. Kazık, “Çocuklarımın beni örnek almasını isterim. Çalışmanın ve emek vermenin değerini bilmelerini istiyorum” derken, İnkaya ise “Çocuklarıma her zaman doğruluğu, dürüstlüğü ve insanlara faydalı birey olmayı öğütlüyorum. Vatana ve millete faydalı insanlar olmalarını istiyorum” dedi. Kentin yaşamının kesintisiz sürmesi için yıllardır görev yapan iki baba için Babalar Günü’nün anlamı; çocuklarına daha iyi bir gelecek bırakabilmek ve günün sonunda onların gözlerindeki gururu görebilmek” ifadelerini kullandı.




