1. Haberler
  2. Gündem
  3. İBB Davası’nda 25. gün… Ekrem İmamoğlu: İstanbul Boğazı’nda asıl yağma ve rant süreci 1994-2019 arasında, AKP’nin fetret devri sırasında yaşanmıştır

İBB Davası’nda 25. gün… Ekrem İmamoğlu: İstanbul Boğazı’nda asıl yağma ve rant süreci 1994-2019 arasında, AKP’nin fetret devri sırasında yaşanmıştır

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 25. gününde İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu, savunmasını tamamladı. Karaoğlu’nun çapraz sorgusu sırasında söz alan İmamoğlu, “İstanbul Boğazı’nda asıl yağma ve rant süreci 1994-2019 arasında, AKP’nin fetret devri sırasında yaşanmıştır. 2009’dan itibaren yapılan yapılarla Boğaz hattı doldurulmuştur” dedi. İmamoğlu, geçmişte kaçak yapıların yıkımına yönelik girişimlerin de engellendiğini hatırlatarak, “Boğaz kıyısındaki yapıları yıkmaya çalıştığımızda, dönemin İçişleri Bakanı ve İstanbul Valisi tarafından önümüze yüzlerce polis dizildi ve yıkımlar engellendi” ifadelerini kullandı.

İBB Davası’nda 25. gün… Ekrem İmamoğlu: İstanbul Boğazı’nda asıl yağma ve rant süreci 1994-2019 arasında, AKP’nin fetret devri sırasında yaşanmıştır
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN

(İSTANBUL) – CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da tutuklu isimler arasında bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası’nın 25. gününde İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu, savunmasını tamamladı. Karaoğlu’nun çapraz sorgusu sırasında söz alan İmamoğlu, “İstanbul Boğazı’nda asıl yağma ve rant süreci 1994-2019 arasında, AKP’nin fetret devri sırasında yaşanmıştır. 2009’dan itibaren yapılan yapılarla Boğaz hattı doldurulmuştur” dedi. İmamoğlu, geçmişte kaçak yapıların yıkımına yönelik girişimlerin de engellendiğini hatırlatarak, “Boğaz kıyısındaki yapıları yıkmaya çalıştığımızda, dönemin İçişleri Bakanı ve İstanbul Valisi tarafından önümüze yüzlerce polis dizildi ve yıkımlar engellendi” ifadelerini kullandı.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu İBB Davası’nın duruşması 25. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No’lu salonda, devam ediyor.

Beyoğlu Belediyesi’ne ilişkin aralarında görevden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de olduğu, 3’ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı, 92’si tutuklu 414’e çıkmıştı.

Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıklar katıldı.

“Bu tür bir iddianame anlayışıyla ve bürokratların bu şekilde tutuklu yargılanmasıyla devam edilirse herkes mahkemelere ve cezaevlerine doluşur”

Dün savunmasına başlayan İBB Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu, bugün savunmasına kaldığı yerden devam etti. Karaoğlu’nun savunmasının tamamlanmasının ardından çapraz sorgusuna geçildi. Çapraz sorgu sırasında İmamoğlu da soru sormak üzere söz aldı.

İmamoğlu, Elçin Karaoğlu’nun savunmasının ardından yaptığı değerlendirmede iddianameyi ve yargılama sürecini sert ifadelerle eleştirdi. İmamoğlu, iddianamenin delile dayanmadığını ve bürokrasi üzerinde baskı yaratan bir araç haline geldiğini savunarak, “Bu tür bir iddianame anlayışıyla ve bürokratların bu şekilde tutuklu yargılanmasıyla devam edilirse, Türkiye’de ne görevde kalan bir belediye başkanı kalır ne bir bürokrat ne de bir meclis üyesi. Herkes mahkemelere ve cezaevlerine doluşur. Bu, devlet yönetimini işlemez hale getirir” dedi.

“Bizim yaşadığımız süreçte önce tutuklama yapılıyor, sonra yargılama geliyor”

Yargılamanın usulüne ilişkin eleştirilerini sürdüren İmamoğlu, mevcut sürecin hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını öne sürerek, “Elbette kamu görevi yapan herkes yargılanabilir, hesap verebilir. Ancak bunun usulleri bellidir. Soruşturma yapılır, aşamalar işletilir. Tutuklama en son başvurulacak tedbirdir. Ama bizim yaşadığımız süreçte önce tutuklama yapılıyor, sonra yargılama geliyor. Bu yaklaşım hem hukuka hem de vicdana aykırıdır” ifadelerini kullandı.

“Bilirkişi raporlarının nasıl manipüle edildiğini, bazı kurumların nasıl baskı altında görüş yazdığını biliyorum”

İmamoğlu, dosya kapsamındaki bazı teknik rapor ve kurumsal görüşlerin de manipüle edildiğini iddia ederek, özellikle şehircilik alanındaki değerlendirmelere dikkat çekti. “Bilirkişi raporlarının nasıl manipüle edildiğini, bazı kurumların nasıl baskı altında görüş yazdığını biliyorum. Bunu sadece dosyadan değil, kendi yaşamımdan da tecrübe ediyorum. Özellikle şehircilik alanındaki bazı yazışmaların nasıl siyasi saiklerle hazırlandığını bizzat yaşıyorum” dedi.

Elçin Karaoğlu’nun savunmasını “teferruatlı ve mesleki açıdan doyurucu” bulduğunu belirten İmamoğlu, Karaoğlu’nu “başarılı bir bürokrat” olarak nitelendirdi ve birlikte çalışmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bu değerlendirmelerin ardından Karaoğlu’na doğrudan soru yönelten İmamoğlu, iddianamenin temelini oluşturan “talimat” iddialarını hedef aldı.

İmamoğlu, “Size doğrudan ya da dolaylı, gayrimeşru, hukuka aykırı, kişiye özel bir işlem yapılmasına yönelik herhangi bir talimatım oldu mu? ‘Şunu şöyle yap, bunu böyle yap’ dediğim, hukuksuz bir yönlendirme yaptığım bir diyalogumuz var mı?” diye sordu. Karaoğlu ise bu soruya, “Olmamıştır Sayın Başkanım” yanıtını verdi.

İmamoğlu, Boğaziçi hattında yürütülen çalışmalara ilişkin sorularını ayrıntılandırdı. Göksu Deresi, Emirgan ve Ortaköy başta olmak üzere birçok bölgede yapılan uygulamalara değinen İmamoğlu, bu süreçlerin kamu yararı odaklı olup olmadığını vurgulayan bir çerçevede sorular yöneltti. “Biz bu alanlarda birebir sahaya çıktık, toplantılar yaptık, brifingler aldık. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin son 30 yılında az görülecek yoğunlukta bir çalışma yürüttük. Bu toplantılarda neyi konuştuk? Bir kişiye özel bir mekan, bir yapı, bir işletme için mi konuştuk? Yoksa İstanbullunun lehine, kamusal fayda sağlayacak düzenlemeleri mi ele aldık?” dedi.

İmamoğlu, söz konusu çalışmalar kapsamında yapılan müdahalelere de işaret ederek, “Emirgan’da, Ortaköy’de, Göksu’da yıllardır birikmiş sorunları ele aldık. Kaçak yapıları kaldırdık, kamusal alanları düzenledik. Bu süreçlerde herhangi bir kişiye özel uygulama, ayrıcalıklı bir işlem ya da bireysel talep üzerinden hareket edildi mi?” sorusunu yöneltti.

Elçin Karaoğlu ise bu sorulara verdiği yanıtta, Boğaziçi bölgesindeki çalışmaların tamamen planlama ilkeleri ve kamu yararı doğrultusunda yürütüldüğünü belirtti. Karaoğlu, yapılan görüşmelerin; kentsel tasarım projeleri, alanın değerinin artırılması, kaçak yapılaşmanın önlenmesi ve depreme dayanıklılık gibi genel başlıklar çerçevesinde gerçekleştiğini ifade etti. “Bu toplantılarda projelerin üretilmesi, planlanması ve diğer birimlerle koordinasyonu konuşulmuştur. Bunun dışında kişiye özel, yapıya özel ya da ayrıcalık içeren herhangi bir görüşme ya da talimat söz konusu olmamıştır” dedi.

“Şehri kirletmeden, çevreyi korumaya yönelik yapılan çalışmalar üzerinden 2 bin 500 yıla varan cezalarla yargılanan bir tabloyla karşı karşıyayız”

Duruşma sırasında İmamoğlu, mahkeme heyeti ve avukatlarla zaman zaman tartışmalar da yaşandı.

İmamoğlu, konuşmasının başında dosyada yer alan suçlamaların ağırlığına dikkat çekerek, “Şehri kirletmeden, çevreyi korumaya yönelik yapılan çalışmalar üzerinden 2 bin 500 yıla varan cezalarla yargılanan bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu durumun mutlaka açıklığa kavuşması gerekir” dedi.

“Bazı süreçlerde ‘cübbeli’ mekanizmaların nasıl etkili olduğu da görülüyor”

Özellikle yıkım süreçlerinde yaşanan engelleri örnek gösteren İmamoğlu, Üsküdar’da bir yapı hakkında kaymakamlık tarafından verilen “müdahalenin men’i” kararını gündeme taşıdı. Karaoğlu’nun anlattığı olay üzerinden sorularını derinleştiren İmamoğlu, “Bu karar bir mahkeme kararı değil, kaymakamlık kararı değil mi?” diye sordu. Karaoğlu’nun “Kaymakamlık kararı” yanıtı üzerine İmamoğlu, bu tür idari müdahalelerin yıkım süreçlerini engellediğini ve ilgili kişilere zaman kazandırdığını savundu.

İmamoğlu, bu süreci “ayrıcalıklı bir işleyiş” olarak nitelendirerek, “Önce kaymakamlık kararıyla müdahale engelleniyor, ardından yargı süreci devreye giriyor ve kişi zaman kazanıyor. Bu tabloyu kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Bazı süreçlerde ‘cübbeli’ mekanizmaların nasıl etkili olduğu da görülüyor” ifadelerini kullandı.

“İstanbul Boğazı’nda asıl yağma ve rant süreci 1994-2019 arasında, AKP’nin fetret devri sırasında yaşanmıştır”

Boğaziçi hattındaki yapılaşmaya ilişkin geçmiş dönemi de sert sözlerle eleştiren İmamoğlu, “İstanbul Boğazı’nda asıl yağma ve rant süreci 1994-2019 arasında, AKP’nin fetret devri sırasında yaşanmıştır. 2009’dan itibaren yapılan yapılarla Boğaz hattı doldurulmuştur” dedi.

İmamoğlu, geçmişte kaçak yapıların yıkımına yönelik girişimlerin de engellendiğini hatırlatarak, “Boğaz kıyısındaki yapıları yıkmaya çalıştığımızda, dönemin İçişleri Bakanı ve İstanbul Valisi tarafından önümüze yüzlerce polis dizildi ve yıkımlar engellendi” ifadelerini kullandı.

Mahkeme Başkanı ve İmamoğlu arasında “aynı soru değil” gerginliği

Bu değerlendirmelerin ardından Elçin Karaoğlu’na yönelttiği sorularla iddianamenin temel iddialarını hedef alan İmamoğlu, 2019 sonrası döneme ilişkin çarpıcı bir soru yöneltti. “2019’dan bu yana Boğaziçi hattında sıfırdan yapılmış, göz yumulmuş, ruhsat verilmiş tek bir kaçak yapı var mı? Bırakın bir binayı, bir tavuk kümesine dahi müsamaha gösterilmiş midir?” diye sordu.

Bu soru üzerine Mahkeme Başkanı araya girerek, iddia makamının daha önce benzer bir soru yönelttiğini ve bu soruya itiraz edildiğini hatırlattı. Mahkeme Başkanı, “İddia makamı da benzer soruyu sordu. O sorunun sorulmasını engelledik. Size de aynı itirazın yapılmasını beklerdim” dedi.

İmamoğlu ise sorusunun farklı olduğunu savunarak, “Ben ‘neden yıkılmadı’ diye sormuyorum. Bizim dönemimizde usulsüz bir yapı yapılmasına göz yumulmuş mu, bunu soruyorum. Bu çok net ve önemli bir sorudur” ifadeleriyle itiraz etti.

Mahkeme Başkanı, sorunun isnat kapsamına girip girmediğine ilişkin değerlendirme yaparken, salonda kısa süreli bir tartışma yaşandı. İmamoğlu, “Savcının bütün soruları zaten bu çerçevede. Cevabını duyalım ki kıyaslama yapabilelim” diyerek sorusunun sorulmasında ısrar etti.

Bu sırada söz alan avukat ise sorunun müvekkil lehine olduğunu belirterek, “Bu soru aynı soru değil. Müdafilerin görevi sanığın lehine olan hususları ortaya koymaktır” diyerek mahkeme başkanının değerlendirmesine karşı çıktı.

“Bu davanın tek bir amacı vardır; siyasi bir davadır”

Mahkeme Başkanı ise önceki itirazı hatırlatarak, “İsnat kapsamında böyle bir husus yok. Bu nedenle benzer sorulara izin vermedik” şeklinde konuştu. Tartışmanın ardından Mahkeme Başkanı, soruya cevap verilip verilmemesini Karaoğlu’nun takdirine bıraktı.

İmamoğlu bunun üzerine sorusunu yeniden formüle ederek, “2019 öncesindeki yağma döneminden sonra, bizim dönemimizde sıfırdan yapılmış herhangi bir yapı var mı, yok mu? Usulsüz bir yapı var mı?” diye tekrar sordu.

Elçin Karaoğlu ise bu soruya net bir yanıt vererek, “Benim dönemimde böyle bir durum söz konusu olmamıştır. Sıfırdan kaçak yapı yapılmasına izin verilmemiştir, göz yumulmamıştır” dedi.

İmamoğlu, aldığı yanıtın ardından “Cevabımı aldım, kayıtlara geçti” diyerek konuşmasını sürdürdü ve davanın siyasi nitelik taşıdığını öne sürdü. “Bu davanın tek bir amacı vardır; siyasi bir davadır. İddianamenin dili ve kullanılan ifadeler bunu açıkça ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı. 

Duruşma, Karaoğlu’nun avukatının savunmasıyla devam ediyor. 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
İBB Davası’nda 25. gün… Ekrem İmamoğlu: İstanbul Boğazı’nda asıl yağma ve rant süreci 1994-2019 arasında, AKP’nin fetret devri sırasında yaşanmıştır
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Ankara Odak ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!