Haber: Burcu ÖZKAYA GÜNAYDIN
(HATAY) – Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarına karşı Hatay’da tek ses olan eğitim sendikaları Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i protesto etti. Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası adına söz alan Ahmet Karaçay, “Ölümün bu kadar kolay geçtiği bir ülkede kimse ‘güvenlik zafiyeti’ diyerek bu gerçeği örtmeye kalkışmasın. Beş silah, yedi şarjör, söyle ey Yusuf Tekin bu problemi sen çöz. Bu silahı bu çocuğun eline kim verdi? Nasıl geçti? Biz bugün sadece bir olayı değil, bir süreci konuşuyoruz” cümleleriyle tepkisini dile getirdi.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda meydana gelen saldırılar, Hatay’da eğitim sendikaları ve sivil toplum kuruluşları tarafından protesto edildi. Defne Kaymakamlığı önünde bir araya gelen eğitim bileşenleri, okullarda artan şiddet olaylarının münferit olmadığını, aksine eğitim sistemindeki derinleşen sorunların bir sonucu olduğunu vurguladı. Defne Kaymakamlığı önünde gerçekleştirilen kitlesel basın açıklamasına; Eğitim-Sen, Eğitim-İş, KESK, Hatay Tabip Odası, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, TÖB-SEN ve DİSK Hatay Şubesi temsilcileri ile çeşitli siyasi partilerin üyeleri katıldı.
Eğitim Sen Hatay Şube Başkanı Özgür Tıraş, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Şiddet haberleri peş peşe geldi. Önce Şanlıurfa ve ardından Maraş’ta yaşanan ağır saldırılar, eğitim alanında yaşanan şiddetin sistematik bir sorun olduğunu açıkça göstermektedir. Hiç kimse bize bu şiddet olaylarının münferit olduğunu anlatmaya kalkmasın. Öncelikle buradan bu şiddetin baş sorumlusu olan Yusuf Tekin’i alkışlarımızla ve ıslıklarımızla protesto ediyoruz. Okullar; çocukların, gençlerin ve eğitim emekçilerinin güvenli bir biçimde bulunması gereken kamusal alanlardır. Ancak bugün giderek güvensizleşmekte, koruyucu niteliğini yitirmektedir. Şiddet yalnızca güvenlik önlemleriyle açıklanamaz. Şiddet; toplumsal eşitsizliklerin derinleştiği, geleceksizliğin yaygınlaştığı, gençlerin yalnızlaştırıldığı ve eğitimin kamusal niteliğinin aşındırıldığı koşullarda ortaya çıkmaktadır.”
Eğitim-İş adına konuşan Songül Can Ayabaktı, yaşananların eğitimin ve öğretmenin sistemli bir şekilde değersizleştirilmesinin sonucu olduğunu savunarak, “İki gün önce Siverek’te, dün Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırılar bir kaza ya da münferit olaylar değildir. Okullar kan gölüne dönerken sorumlular hala izlemekle yetiniyor. Bu saldırı; eğitimin ve öğretmenin sistemli biçimde değersizleştirildiğinin, gençliğin geleceksiz hale geldiğinin ve okulların bile isteye sahipsiz bırakıldığının açık ilanıdır. Buradan soruyoruz: En güvenli olması gereken yerler olan okullar nasıl oldu da en güvensiz alanlara dönüştü? Bilimin, aklın ve aydınlanmanın mekânı olması gereken okullar nasıl oldu da çocukların camdan atlayarak canını kurtarmaya çalıştığı yerlere dönüştü? Bu bir çöküştür. Bu, eğitimde güvenlik politikasının iflasıdır.” dedi.
Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası (TÖB-SEN) adına söz alan Ahmet Karaçay ise şu açıklamalarda bulundu:
“Artık şunu açıkça söylemek zorundayız; bu yaşananlar tesadüf değildir, münferit değildir. Bu yaşananlar yıllardır adım adım örülen bir tablonun sonucudur. Bir çocuk okullara silahla girer; bu çocuk yaşta bireylere bu silahı kimler verdi? Ölümün bu kadar kolay geçtiği bir ülkede kimse ‘güvenlik zafiyeti’ diyerek bu gerçeği örtmeye kalkışmasın. Beş silah, yedi şarjör, söyle ey Yusuf Tekin bu problemi sen çöz. Bu silahı bu çocuğun eline kim verdi? Nasıl geçti? Biz bugün sadece bir olayı değil, bir süreci konuşuyoruz.”




