Haber: Osman BEKAR
(MANİSA) – Enerji, Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM) İzmir Şube Temsilcisi Mehmet Selim Gökçe, geçen yıl yapılan düzenlemenin ardından 1 milyon hektardan fazla alanın madenciliğe açıldığını belirterek, “Parsel parsel satılan alanlar, tarım arazilerini, baraj ve göletleri, orman alanlarını yok ederken, köyleri de içine almaktadır. Kırsal alanda acele kamulaştırmayla müthiş bir mülksüzleştirme yaşanmaktadır. Kırsal alan, pazar malı haline getirilerek boşaltılmaktadır” dedi.
Gökçe, Soma’daki Millet Bahçesi’nde yaptığı basın açıklamasında, orman alanlarının madencilik faaliyetine açılmasına izin veren düzenlemenin muhalefetin tüm tepkilerine, çevre örgütlerinin ve köylülerin Meclis önünde beklemelerine rağmen geçirildiğini ifade etti.
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün 7 Şubat-10 Nisan arasında maden şirketlerine sattığı alana, 2024-2025 yılında madencilere ihale edilenler eklendiğinde 1 milyon 17 bin 480 hektarlık alan madenciliğe açıldığını bildiren Gökçe, şunları kaydetti:
“Parsel parsel satılan alanlar, tarım arazilerini, baraj ve göletleri, orman alanlarını yok ederken, köyleri de içine almaktadır. Kırsal alanda acele kamulaştırmayla müthiş bir mülksüzleştirme yaşanmaktadır. Kırsal alan, pazar malı haline getirilerek boşaltılmaktadır. Köylülerin önünde iki seçenek bırakılmaktadır: Mülksüzleştirilmiş bir durumda köylerini terk etmek ya da madenlerde çalışmak. Tarımsal üretimden koparılarak madenlerde çalışmak zorunda kalan gençlerin acı sonunu, 301 insanını kaybeden biz Somalılar çok iyi bilmektedir. Kendi yaşam alanlarını terk etmemek için kırsalda üretimlerine devam etmek isteyen köylüler, köylerini canla başla şirketlere karşı savunmakta, kolluk kuvvetlerini bu direnişlerinde karşılarında bulmaktadırlar. Yaşam alanını savunmaya çalışan Esra Işık halen tutuklu durumdadır.
Kırsal alanı talan eden maden şirketleri, Soma’da da gördüğümüz gibi işçilerin haklarına çökmek istemektedir. İşçiler ancak mücadele ederlerse haklarını alabilmektedirler. Maden sahipleri için bir adet haline gelmiş durumda olan işçilerin haklarına el koyma girişimi, Eskişehir’de Doruk Madencilik’te sürmektedir.
Bağımsız Maden-İş’ten Başaran Aksu ve Doğukan Akan, Esra Işık’ın tutuklanmasına karşı çıktıkları için tutuklanmış, itiraz sonucu serbest bırakılmışlardır. İşçilerin haklarını savunduğu için BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen günlerdir tutukludur. Gerçekleri yazan İsmail Arı ve gazeteciler cezaevindedir. Medyanın üzerinde büyük bir baskı sürmektedir. 301’i savunduğu için avukatlar yıllardır içerdedir. Okullara çocuklarını gönderen veliler huzursuzdur. Okullarda şiddet giderek yaygınlaşmaktadır. Emekliler ve asgari ücretliler, sefalet ücretine mahkûm edilmiş durumdadır. Neredeyse her gün belediye başkanları ve yöneticiler tutuklanarak yargılanmaktadır. Toplumun her kesiminde tedirginlik yaygınlaşmakta, karanlık gittikçe kalınlaşmaktadır. Karanlığa teslim olmayacaksak, haksızlığa uğrayan herkesin gösterdikleri tepkileri ortaklaştırmamız gerekmektedir. Her haksızlık karşısında birlikte hareket etmeliyiz. Ancak birlikte olursak, örgütlü olursak haksızlıkların karşısında durabiliriz. Önümüz 1 Mayıs. Hep birlikte 1 Mayıs’a.”




