(ANKARA) – CHP Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı Okulları’nda yaşanan mali problemler nedeniyle öğrenciler, veliler, öğretmenler ve çalışanların belirsizlikle karşı karşıya kaldığını belirterek konuyu TBMM gündemine taşıdı.
Karasu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle üç ayrı soru önergesi verdi.
Önergelerde, okulun mali yapısına ilişkin bugüne kadar hangi denetimlerin yapıldığı, öğretmen ve çalışan maaşlarının ödenmemesi karşısında hangi işlemlerin yürütüldüğü ve okulun eğitim faaliyetini sürdürememesi halinde öğrenciler ile velilerin mağduriyetinin nasıl giderileceği soruldu.
“MAĞDURİYETLERİN SORUMLUSU KİM?”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelttiği önergede Karasu, öğretmen ve çalışan maaşlarının uzun süredir ödenmemesiyle ilgili herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığının açıklanmasını istedi.
Karasu, ayrıca eğitim ücretlerini peşin ödeyen veliler ve öğrencilerin yeni eğitim-öğretim döneminde mağduriyet yaşamaması için Bakanlığın hazırladığı bir plan olup olmadığını sordu.
Okulun 2026-2027 eğitim öğretim yılı başlamadan önce faaliyetini sürdürememesi ihtimaline karşı öğrencilerin anayasal eğitim hakkının korunmasına yönelik hangi tedbirlerin alındığını soran Karasu, özel öğretim kurumlarının mali yapılarının bozulması halinde peşin ödenen eğitim ücretlerinin güvence altına alınmasına ilişkin çalışma bulunup bulunmadığının da açıklanmasını talep etti.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yanıtlaması istemiyle verdiği önergede ise Karasu, erken kayıt döneminde velilerden tahsil edilen eğitim ücretlerinin korunmasına ilişkin mekanizmaları gündeme getirdi.
Karasu, peşin ödenen eğitim ücretlerinin amacı dışında kullanılıp kullanılmadığının denetlenip denetlenmediğini, Bakanlığa ulaşan tüketici şikâyetlerini ve özel okullarda velilerin ödemelerini güvence altına alacak yeni bir teminat sistemi planlanıp planlanmadığını sordu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yöneltilen önergede de konkordato sürecinin hukuki boyutu gündeme getirildi. Karasu, eğitim sektöründe konkordato uygulamalarına ilişkin özel bir düzenleme yapılıp yapılmayacağını ve bu süreçlerde mağdur olan öğrenci, veli ve çalışanların haklarının nasıl korunacağını sordu.
“MAĞDUR OLAN YALNIZCA BİR ŞİRKET DEĞİLDİR”
Yaşanan süreci değerlendiren Karasu, okulda yaşanan krizin yalnızca mali bir sorun olarak görülemeyeceğini belirtti.
Karasu, “Burada mağdur olan yalnızca bir şirket değildir. Çocuklarının geleceği için birikimlerini okula yatıran veliler, aylarca maaş alamayan öğretmenler ve eğitim emekçileri ile belirsizlik içinde bırakılan binlerce öğrenci mağdurdur” dedi.
Hükümetin görevinin mağduriyet oluştuktan sonra izlemek değil, oluşmasını önlemek olduğunu söyleyen Karasu, “Bir özel okulun mali yapısı bozulduğunda bunun faturası çocuklara ve velilere kesilemez. Özel eğitim sadece ticari bir faaliyet değildir, eğitim anayasal bir haktır. İktidar, özel okulları mali sürdürülebilirlik açısından da etkin biçimde denetlemek zorundadır” ifadelerini kullandı.
“FATURA AİLELERE VE ÇALIŞANLARA KESİLEMEZ”
Karasu, eğitim kurumlarının denetimsiz bırakılmasının bedelinin velilere, öğrencilere ve çalışanlara ödetilemeyeceğini vurguladı.
Karasu, “Şirket gibi yönetilen, denetimsiz bırakılan bu eğitim kurumunun içine düştüğü batışın faturası, ne tırnaklarıyla kazıyarak çocuk okutmaya çalışan Sivaslı ailelere ne de yaşama tutunma mücadelesi veren eğitim emekçilerimize ve çalışanlara kesilebilir” dedi.
Velilerin çocuklarının eğitimi için yüz binlerce liralık ödeme yaptığını belirten Karasu, okulun konkordato ilan etmesi halinde bu paraların akıbetinin belirsiz hale gelmesinin ciddi bir denetim eksikliğine işaret ettiğini söyledi.
Karasu, Milli Eğitim, Ticaret ve Adalet bakanlıklarının koordinasyon içinde hareket etmesi gerektiğini belirterek, “Hiçbir çocuk belirsizlik nedeniyle eğitim hakkından mahrum bırakılamaz; hiçbir öğretmen emeğinin karşılığını alamadığı için mağdur edilemez; hiçbir veli de yıllarca biriktirdiği tasarrufunu kaderine terk edilmiş şekilde kaybetmemelidir. Biz bu sürecin takipçisi olacağız” diye konuştu.




