1. Haberler
  2. Ankara
  3. CHP’li Akay: “Batık fonlarda yalnızca varlıkların dağıtılması yeterli değil”

CHP’li Akay: “Batık fonlarda yalnızca varlıkların dağıtılması yeterli değil”

CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, sermaye piyasalarındaki manipülatif işlemlere ilişkin yaptığı açıklamada, batık fonlardaki varlıkların satılarak dağıtılmasının tek başına yeterli bir çözüm olmadığını vurgulayarak, "Gerçek adalet, yalnızca elde kalan parayı dağıtmak değil, kaybolan paranın nereye gittiğini araştırmak, sorumluları ortaya çıkarmak ve devletin bütün imkânlarıyla mağdur yatırımcıların haklarını korumaktır" ifadelerini kullandı.

CHP’li Akay: “Batık fonlarda yalnızca varlıkların dağıtılması yeterli değil”
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(ANKARA) – CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, sermaye piyasalarındaki manipülatif işlemlere ilişkin yaptığı açıklamada, batık fonlardaki varlıkların satılarak dağıtılmasının tek başına yeterli bir çözüm olmadığını vurgulayarak, “Gerçek adalet, yalnızca elde kalan parayı dağıtmak değil, kaybolan paranın nereye gittiğini araştırmak, sorumluları ortaya çıkarmak ve devletin bütün imkânlarıyla mağdur yatırımcıların haklarını korumaktır” ifadelerini kullandı.

CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, sermaye piyasalarındaki manipülatif işlemlere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Akay, Bosra İstanbul’da yaşanan gelişmelerin ardından partisinin önerilerini aktardığı açıklamasında, Türkiye’de yüz binlerce yatırımcının parasını geri almayı beklediğini belirterek, tasfiye sürecinde izlenecek yöntemin büyük önem taşıdığını vurguladı.

Batık fonlardaki varlıkların satılarak nakde çevrilmesi ve yatırımcılara dağıtılması yöntemini değerlendiren Akay, “Batık fonlarda bulunan varlıkların Ziraat Bankası ve İş Bankası tarafından satılarak nakde çevrilmesi ve elde edilen kaynağın yatırımcılara payları oranında dağıtılması, tek başına yeterli bir çözüm değildir. Çünkü bu yöntem, mevcut varlıkların tasfiyesine odaklanırken ortaya çıkan zararın hangi işlemler sonucunda oluştuğu, paranın nereye aktarıldığı ve hukuki sorumluluğu bulunan tarafların kimler olduğu sorularını kapsamlı biçimde ele almayabilir” dedi.

Devletin görevinin krizin yarattığı mağduriyetleri gidermek, yatırımcıların haklarını korumak ve gerekli hukuki, idari ile mali mekanizmaları işletmek olduğunu ifade eden Akay, sorumluluğun yalnızca fonda kalan varlıkların satılmasıyla sınırlı tutulamayacağını dile getirdi. Akay, devletin zararın oluşumunda sorumluluğu bulunan kişi ve kuruluşlara ulaşılmasını sağlaması gerektiğini kaydetti. 

“ABD’DEKİ MADOFF TASFİYESİNDEKİ CLAWBACK MEKANİZMASI ÖRNEK ALINMALI”

ABD’de uygulanan örneğe dikkati çeken Akay, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“ABD’de Bernie Madoff tasfiyesinde uygulanan clawback mekanizması, Türkiye açısından değerlendirilmesi gereken önemli bir örnektir. Madoff tasfiyesinde, belirli hukuki koşullarda yatırımcıların geçmişte aldıkları ödemeler incelenmiş, yatırılan tutarı aşan ödemelerin geri alınması için hukuki süreçler işletilmiş ve geçmiş para transferleri tasfiye kapsamında değerlendirilmiştir. Bu yaklaşım, tasfiye sürecinin yalnızca mevcut varlıkları satıp dağıtmakla sınırlı kalmaması gerektiğini göstermektedir. Türkiye’de de yatırım fonlarında yaşanan sorunlar bakımından, hukuki çerçevesi açıkça belirlenmiş bir geri alma ve tahsilat mekanizmasının oluşturulması değerlendirilmelidir. Burada amaç, yatırımcıların tamamını sorumlu tutmak veya hukuki dayanağı olmadan geçmiş ödemeleri geri almak değildir. Amaç; zararın oluşumunda rol oynayan hukuka aykırı işlemleri tespit etmek, sorumluluğu bulunan taraflara ulaşmak ve mağdur yatırımcıların zararlarının karşılanmasına katkı sağlayacak ilave kaynakları ortaya çıkarmaktır.

“FONLARIN GEÇMİŞ İŞLEMLERİ GERİYE DÖNÜK İNCELENMELİDİR”

Tasfiye sürecinde öncelikle fonların yalnızca mevcut varlıkları değil, geçmiş dönem finansal hareketleri de incelenmelidir. Fonlara giren ve çıkan paralar, yatırımcı ödemeleri, ilişkili taraf işlemleri, varlık transferleri ve varsa olağan dışı finansal hareketler bağımsız uzmanlar tarafından araştırılmalıdır. Bu inceleme sonucunda hukuka aykırı işlem veya transfer tespit edilmesi halinde, ilgili mevzuat çerçevesinde geri alma ve tahsilat yolları değerlendirilmelidir. Böylece tasfiye, yalnızca fonun elinde kalan varlıkların satışıyla sınırlı bir işlem olmaktan çıkarılmalı, zararın oluşumuna ilişkin kapsamlı bir araştırma ve hukuki takip süreciyle birlikte yürütülmelidir. Çünkü yatırımcıya, ‘Fonun elinde ne kaldıysa onu alacaksın’ denilmesi, zararın oluşumuna ilişkin bütün soruların cevaplandığı anlamına gelmez. Devlet, mağdur yatırımcıların zararlarının giderilmesi için gerekli mekanizmaları işletmeli, bununla birlikte hukuki sorumluluğu bulunan taraflara ulaşılmasını sağlayarak tasfiye kaynaklarının artırılması için gereken adımları atmalıdır.

“DEVLETİN SORUMLULUĞU, YATIRIMCININ HAKKINI KORUMAKTIR”

Devletin sermaye piyasalarındaki denetim ve gözetim sorumluluğu, bu süreçte özellikle önem taşımaktadır. SPK, yatırımcı haklarının korunması, tasfiye işlemlerinin şeffaf biçimde yürütülmesi ve hukuka aykırı işlemlerin araştırılması konusunda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. Devlet, yatırımcıların mağduriyetlerini gidermek için gerekli tüm hukuki, idari ve mali araçları kullanmalıdır. Ancak aynı zamanda zararın oluşumunda sorumluluğu bulunan kişi ve kuruluşlara ulaşılmasını, hukuka aykırı transferlerin tespit edilmesini ve hukuken mümkün olan bütün tahsilat yollarının işletilmesini sağlamalıdır. Bu yaklaşım, devletin sorumluluğunu azaltmak değil, tam tersine yatırımcı haklarını koruma görevini daha kapsamlı biçimde yerine getirmesini sağlamaktır. Çünkü kamu otoritesinin görevi yalnızca tasfiye işlemlerini yürütmek değil, mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli hukuki ve kurumsal kapasiteyi ortaya koymaktır.

Bu nedenle tasfiye sürecinde aşağıdaki adımların değerlendirilmesi gerekmektedir: Fonların geçmiş dönem işlemlerinin bağımsız biçimde incelenmesi. Para transferleri ve ilişkili taraf işlemlerinin araştırılması. Hukuka aykırı işlemlerden kaynaklanan zararların tespit edilmesi.
Hukuken mümkün olan durumlarda geri alma ve tahsilat davalarının açılması. Yatırımcı zararlarının şeffaf ve denetlenebilir yöntemlerle hesaplanması. Tasfiye sürecinin düzenli olarak kamuoyuna açıklanması. Mağdur yatırımcıların haklarını koruyacak ek hukuki ve mali mekanizmaların oluşturulması. Böyle bir sistem, mevcut fon varlıklarının tasfiyesinin yerine geçmek zorunda değildir. Aksine, varlık satışlarıyla eş zamanlı yürütülecek ilave bir inceleme ve tahsilat mekanizması olarak tasarlanabilir.

“SPK, YATIRIMCIYA SADECE TASFIYEYİ DEĞİL, HESAP VEREBİLİRLİĞİ DE SUNMALIDIR”

Sermaye piyasalarında güven, yalnızca yatırımcılara ödeme yapılmasıyla yeniden tesis edilmez. Yatırımcılar, kayıplarının nasıl oluştuğunu, denetim süreçlerinin nasıl işlediğini ve sorumlulukların nasıl belirlendiğini de bilmek istemektedir. Bu nedenle SPK, tasfiye sürecinde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerini güçlendirmeli; yatırımcıların bilgi alma hakkını güvence altına almalı ve hukuki olarak mümkün olan bütün tahsilat yollarının değerlendirilmesini sağlamalıdır.

Fon vurgununun yarattığı mağduriyetin giderilmesi, devletin sorumluluğundadır. Ancak bu sorumluluk, yalnızca kamu kaynaklarıyla veya fonlarda kalan varlıklarla sınırlı bir çözüm arayışına indirgenmemelidir. Devlet, yatırımcının hakkını korurken, zararın oluşumunda sorumluluğu bulunan taraflara ulaşılmasını ve hukuken mümkün olan bütün tahsilat yollarının işletilmesini sağlamalıdır. Bugün yapılması gereken, mevcut varlıkları satıp süreci kapatmak değil, kayıpların izini sürmek, sorumlulukları ortaya çıkarmak, hukuken mümkün olan geri alma mekanizmalarını değerlendirmek ve yatırımcıların haklarını koruyan şeffaf bir tasfiye düzeni kurmaktır. Çünkü gerçek adalet, yalnızca elde kalan parayı dağıtmak değil, kaybolan paranın nereye gittiğini araştırmak, sorumluları ortaya çıkarmak ve devletin bütün imkanlarıyla mağdur yatırımcıların haklarını korumaktır.”

CHP’li Akay: “Batık fonlarda yalnızca varlıkların dağıtılması yeterli değil”
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter