(ANKARA) – CHP Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, 27 ildeki 55 taşınmazın özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Danıştay’da dava açtıklarını açıkladı. Pala, “söz konusu taşınmazların büyük bölümünün sağlık alanı olduğunu ve bazılarında halen sağlık hizmeti verildiğini” belirterek, “Üzerinde sağlık binaları olan halen, çok değerli yerler olan, tarihi geçmişleri hepimiz için çok büyük değer taşıyan yerlerin böylesine bir mirasyedi mantığıyla satılmasına karşı çıkıyoruz” dedi.
CHP Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, 27 ildeki 55 taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemiyle Danıştay’a dava açtı. Pala, daha sonra yaptığı açıklamada, “Bugün, 17 Mart’ta Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı’na karşı Danıştay’da hem yürütmenin durdurulması hem de iptal istemiyle davamızı açtık. 17 Mart’ta Resmi Gazete’de Sayın Cumhurbaşkanı, 27 ilde 55 taşınmazı özelleştirme kapsamına alarak bir satışa çıkardığını duyurmuştu. Üstelik o kararda, bu 55 taşınmazın satılmasından elde edilecek gelirin de sağlıkla ilgili yatırım programlarında kullanılacağı duyurulmuştu” dedi.
“Bu 55 taşınmazın büyük bir çoğunluğu, sağlık alanı”
Pala, şöyle devam etti:
“Biz o zaman buna itiraz etmiş, Sayın (Hazine ve Maliye Bakanı) Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi vermiştik. Ama Sayın Mehmet Şimşek, bugüne kadar bunu yanıtlayamadı. Ben size bu 55 taşınmazla ilgili bazı tipik örnekler göstereceğim. Hepsini burada söylememiz mümkün değil ama genel olarak şunu söyleyelim: Bu 55 taşınmazın büyük bir çoğunluğu, sağlık alanı; hatta bazılarının üzerinde şu anda aile sağlığı merkezi, bir hastane ve sağlıkla ilgili kuruluşlar da var.
“İstanbul-Kadıköy’deki satlığa çıkartılan yer, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı’na ait gibi görünüyor”
Bakın, Adıyaman’da satılığa çıkartılan yer SSK’ya ait bir alan. Aydın-Çine de satılığa çıkartılan yer şu anda, aile sağlığı merkezinin hizmet sunduğu yer… Aydın-Efeler’de satılığa çıkartılan yer üzerinde hastane, diş hekimliği fakültesi, doğum evi gibi bilfiil çalışılan yerler. Ama özellikle İstanbul-Kadıköy’de satılığa çıkartılan yerle ilgili bilgi vermek isterim. Kendi alanı 20 bin metrekarenin üstünde, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı’na ait gibi görünüyor. Ama eğer eski Koşuyolu Hastanesi’nin olduğu alan dersek bizi izleyenler daha iyi anlayacaklardır. Burası aynı zamanda ‘1’inci ve 2’nci derecede korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı’ olarak kayıtlara geçmiş durumdadır. Üstünde dört tane çok önemli tarihsel bina var: İbrahim Fehmi Paşa Köşkü, Beyaz Köşk, Pembe Köşk ve Yeşil Köşk olmak üzere. Dolayısıyla her şeyden önce bize atalarımızdan miras kalmış olan bu sağlık alanlarını, bir mirasyedi mantığıyla satıla çıkartılmasını kabul etmemiz mümkün değil.
“Buraların satışından elde edilecek gelirle sağlık yatırımı yapma iddiası da hiç gerçekçi değil”
İkinci olarak buraların satışından elde edilecek gelirle sağlık yatırımı yapma iddiası gerçekçi değil. Burada Sağlık Bakanlığı binası var. Biraz ileride Ankara Şehir Hastanesi. Sağlık Bakanlığı bütçesinin yüzde 10’unu her yıl şehir hastanelerine kaynak olarak aktarmak yerine bunu, sağlık yatırımında kullanacak olsalar, bunlardan hiçbirini satılığa çıkarmaları gerekmeyecekti. Çünkü bu 55 taşınmazın toplam satış bedelini, her ne kadar Sayın Mehmet Şimşek bize yanıt vermese de, hesapladığınızda Sağlık Bakanlığı’nın yalnızca bir yıldaki şehir hastanelerine kira ve hizmet için aktarılan tutardan daha düşük olduğunu görebilirsiniz.
Biz, bu davayı bugün açıyoruz. Biliyoruz ki Eskişehir’de, örneğin Ankara’da, örneğin İstanbul’da ve Türkiye’nin başka yerlerinde de bu davalar açılacak. Bursa’da 55 taşınmaz arasına konulan dört yerde daha önce sağlık alanı olarak topluma duyurulmuş; hatta bunlardan bir tanesinde 600 yataklı bir devlet hastanesi, diğerinde 150 yataklı devlet hastanesi yapılacağı bizzat Sağlık Bakanı tarafından açıklanmıştı. Hal böyleyken, üzerinde sağlık binaları olan halen çok değerli yerler olan, tarihi geçmişleri hepimiz için çok büyük değer taşıyan yerlerin böylesine bir mirasyedi mantığıyla satılmasına karşı çıkıyoruz. Bugün bu karşı çıkışımızda gördüğünüz gibi Danıştay’da bir dava açarak gerçekleştirmiş oluyoruz.”


