(İSTANBUL) – Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partiler arası ittifak tartışmalarına ilişkin olarak, “Türk milleti ile ittifak yapılacak. Türk milletinin geleceği ile ittifak yapılacak. İlkeyle, ölçüyle ittifak yapılacak. Adaletle ittifak yapılacak. Merhametle, terbiye ile ciddiyetle ittifak yapılacak. Üretim ile ittifak yapılacak. Alın teriyle ittifak yapılacak. Bu memlekette çocuklarımızın hayalleriyle ittifak yapılacak. İttifakın siyasi koordinatları budur. Kimde varsa onunla ittifak yapılacak. Kimde yoksa da o milletin, memleketin yükü sayılacak. Partiden daha fazla bir şey söylüyoruz” ifadesini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim gündemiyle çıktığı siyasi parti turu kapsamında DEM Parti, TİP, EMEP, İYİ Parti, Gelecek Partisi, Yeniden Refah Partisi, Demokrat Parti, DEVA Partisi, Zafer Partisi ve Sol Parti’nin ardından, bugün Anahtar Parti İstanbul İl Başkanlığı’nı ziyaret ederek Genel Başkanı ile Yavuz Ağıralioğlu görüştü.
Ziyarette Özel’e CHP Genel Başkan Yardımcıları Gökan Zeybek ve Evrim Rızvanoğlu ile CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’ten oluşan CHP heyeti eşlik etti. Ağıralioğlu, Özel ve beraberindeki heyeti kapıda karşıladı. Saat 15.00 itibarıyla başlayan görüşme, 50 dakika sürdü. İki lider görüşmenin ardından ortak basın açıklaması düzenledi.
Ağıralioğlu, ana muhalefetin süreçle ilgili teklifleri olduğunu belirterek, “O tekliflerle alakalı istişarelerde bulunduk. Sayın Genel Başkan, önümüzdeki dönem hem demokrasinin hem sandığın, hem millet iradesinin, hem memleketin karşı karşı olduğu sorunların çözümü için memleketin yönetiminde olan boşlukların, yönetiminde olan bozulmanın, yönetimde olan savrulmanın yaşam kalitemizi bozduğuna, Türk milletini behemahal daha yüksek standartlı bir yaşamı yine kendi iradesiyle oluşturabilmesinin seçime bağlı olduğuna dair bir hassasiyet ısrar ediyorlar. Biz de öyle düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
Memleketin kötü yönetildiğini düşündüklerini söyleyen Ağıralioğlu, “Memleketin bundan çok daha güçlü olabileceği büyük potansiyeline yürüyen plan yapabilen, hedef koyabilen, hedefe ulaşan ulaşabilecek bir yeni yönetim mahareti ile buluşmasının seçmenin iradesine bağlı olarak değişim iradesinin yönetilmesi gerektiğini biz de düşünüyoruz. Erken seçim, ara seçim diye konuşulan her şeyin aslında merkezinde memleketin büyük potansiyelinin bu yaşadıklarımızdan çok daha fazlasını memlekete yaşatabilme imkanının doğru kullanılamadığına dair bir düşüncemiz var. Biz muhalefet partileriyiz. Muhalefette olanlar için itiraz bundan daha iyisi mümkündür kuruluyor. Bizim iktidara itirazımız Türkiye gibi büyük bir ülkenin maruz kaldığı sorunların kaderi olmadığı, bu sorunları yaşamaya mecbur edildiğimiz denetim savrulmasının yerine daha ne yaptığını bilen, ülkenin büyük potansiyeline yürüyebilen bir siyasetin ülkeye ayağı kaldıracağına dair olan inancımızdır” diye konuştu.
Ağıralioğlu, bölgedeki savaşın, dünyanın içine girdiği büyük savrulmanın ve ABD’nin dünyayı huzursuz eden “istediğimi yaparım” hevesinin bedelinin Türk ekonomisine ne olduğunu da istişare ettiklerine dikkati çekerek “Onlar üzerinden önümüzdeki dönem neler yapılacağı ile ilgili Sayın Genel Başkan’ın kıymetli heyetinin bir çalışması var. O çalışmayı aldık. Biz de benzer bir perspektifle önümüzdeki dönem tekliflerimiz, çözümlerimiz bir şuur hattında memleket için daha iyisinin mümkün olduğunu konuşacağız” dedi.
“İktidar bizim rekabette muhatap bile olmamamız gereken bir savrulmanın içinde”
Açıklamanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ağıralioğlu, şunları kaydetti:
“Ne kurulacaksa masaya değil önce milletin kalbine kurulması lazım. Milletin kalbinde şu anda yük neyse o yükün kaldırılması lazım. Anahtar Parti geçmiş muhasebelerini çok doğru yaptı. Sayın Genel Başkan’ın koordinatladığı şeyi çok kıymetli buluyorum. Şu memleketimiz büyük bir yükün altında. Sadece Türkiye’de siyasi iktidarı kastederek söylemiyorum. Bölge yükü var. Dünyanın şu ara hukuk tanımazlığın elinde içine düştüğü bir güvenlik yükü var. Bir veri güvenliği, siber güvenlik ve buna bağlı olarak yapay zekanın hayatımızda neyi değiştireceğine bağlı bir belirsizlik var. Ekonomimiz çok kırılgan. 236 milyar dolar bu yıl vadeli borcumuz var. Rezervlerimiz belli, swap’larla alabileceğimiz belli. Onunla ilgili yükümüz var.
Rekabeti geçtik. Rekabet edilemez sınırda görüyoruz artık iktidarı. İktidar rekabette muhatap bile olmamamız gereken bir savrulmanın içinde. Her şeyi yapma kudreti olan bir iktidarın bize elimize verdiği bu karneyi nasıl değerlendireceğiz? Biz iktidara artık söz söyleme eşiklerini geçtik. Biz milletimize hep şöyle sesleneceğiz. Biz sizi ve sizin daha iyi yaşamanız için neyi koruyacağımızı bilenleriz. Neyi koruyacağımızı biliyoruz. Bunları korumak için ne yapmamız gerekiyorsa onu yapacağız. O yüzden bu siyasi rekabette, parti rekabeti, parti galibiyeti, partilere karşı galip olmak falan gibi bir gündemden çok daha mühim sorunları var.
“Türkiye daha güçlü olsun diye yaptıklarının hesabını verme mesuliyeti ile ittifak yapılacak”
Türk milleti ile ittifak yapılacak. Türk milletinin geleceği ile ittifak yapılacak. İlkeyle, ölçüyle ittifak yapılacak. Adaletle ittifak yapılacak. İttifak koordinatlarını açıklıyorum. Merhametle, terbiye ile ciddiyetle ittifak yapılacak. Üretim ile ittifak yapılacak. Alın teriyle ittifak yapılacak. Bu memlekette çocuklarımızın hayalleriyle ittifak yapılacak. Biz yarınlarımız adına planla, programla, stratejiyle ittifak yapılacak. Türkiye daha güçlü olsun diye yaptıklarının hesabını verme mesuliyeti ile ittifak yapılacak. İttifakın siyasi koordinatları budur. Kimde varsa onunla ittifak yapılacak. Kimde yoksa da o milletin, memleketin yükü sayılacak. O yüzden çok açık, çok net, çok ne yapacağını bilen bir hassasiyetin memleketin yönetimine nezaret etmesi gerekiyor. Partiden daha fazla bir şey söylüyoruz.
Amerika gibi büyük bir devletin bir keyfiliğin elinde ne kadar savrulduğunu, bir ülke bir keyfilikle savrulunca dünyanın ne kadar huzursuz olduğunu gördük. Devletleri ne kadar büyük olurlarsa olsunlar kurumsal kapasitelerinden koparan şey ‘her istediğimi yaparım’ şehvetidir. Bize güçlü liderlerden çok güçlü kurumsal yapılar lazımdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlü kurumsal yapısıyla ayağa kalkmalıdır. Devlet gürül gürül kurumsal yapılarıyla milletin hizmetinde olmalıdır. Bir adam gelince olup bir adam gidince berbat olduğumuz bu mekanizmadan, sistemden kurtulunmalıdır.”
“Sayın Cumhurbaşkanı, AK Parti’nin Genel Başkanı olabilirsiniz ama biz sizi AK Parti’nin Genel Başkanı olarak görmek istemeyiz”
Belediyelere yapılan operasyonlara ilişkin de değerlendirmede bulunan Ağıralioğlu, şunları kaydetti:
“Bir yargı sürecinin devamında oluşan boşlukları sandıkta kazanamadığınız belediyeleri belediye meclislerindeki çoğunluğunuz marifetiyle kazanmaya kalkmak millet iradesine saygısızlıktır. Varlığınızı millet iradesine borçluysanız, varlığınızı oraya yaslayarak konuşuyorsanız millet iradesine hürmetsizlik edemezsiniz. Partili cumhurbaşkanından daha fazla bir noktada duruyor ve mesuliyet taşıyorsanız kendinize size oy vermeyenlerin de emaneti olan makamlardan millet iradesini korumak zorunda olduğunuzu devamlı hatırlatmamıza razı olmalısınız. Sayın Cumhurbaşkanı, AK Parti’nin Genel Başkanı olabilirsiniz ama biz sizi bu mevzuda AK Parti’nin Genel Başkanı olarak görmek istemeyiz. Biz cumhurbaşkanlığı makamında sizi memleketi cepheleştirirken değil, birleştirirken görmek isteriz. ‘Millet kime oy vermişse belediyeyi onlara teslim edin’ demeniz millet iradesine saygının gereğidir. Bu hassasiyet bizim size söylediklerimizdir. Bunu biz yapıyorsak kendimize yakıştıramayız. CHP yapsa size şimdi söylediğimiz gibi aynı şeyi biz CHP’ye de söylerdik. Dolayısıyla ilkesel olarak aynı yerde durmak lazım. Bugün millet iradesini tanımamazlığınızın sizin itibarınıza, siyasi mücadelenize yakışmaz. Sonra da hesabını millete vereceğiniz bir leke olduğunu unutmamanızı tavsiye ederiz.”


