(ANKARA) – DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Ülkemiz işçilerin en temel hakkı olan ücret hakkının bile gasp edildiği bir emek cehennemi haline getirilmiştir. Madenlerden şantiyelere, fabrikalardan tersanelere işçiler birçok iş kolunda ücret alacaklarını dahi ancak direnerek alabilmektedir. İşçilerin ücret ve tazminatlarının ödenmemesi karşısında kamu otoritelerinin sorumluluğu hakkını arayanları engellemek değildir. Bakanlıkların görevi işverenlerin hukuka aykırı uygulamalarını engellemek ve işçilerin alacaklarını güvence altına almaktır” ifadesini kullandı.
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bilindiği gibi ülkemiz, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu ITUC tarafından yayımlanan Küresel Haklar Endeksi’nde 2018 yılından beri işçiler açısından dünyanın en kötü 10 ülkesi arasında yer almaya devam etmektedir. Bu yıl da ülkemiz Arjantin, Belarus, Ekvador, Mısır, Esvatini, Myanmar, Nijerya, Panama ve Tunus ile birlikte işçilerin haklarının güvence altında olmadığı ülkeler arasında yer almıştır. 151 ülke arasında ülkemizin en kötü 10 ülke arasında olmasının başlıca nedenleri sendikal haklara, örgütlenme özgürlüğüne ve grev hakkına yönelik sistematik ihlaller gösterilmiştir” dedi.
Çerkezoğlu, şunları kaydetti:
“Ülkeyi yönetenler yıllardır bu kara tablodan rahatsızlık duymamış, bu kara tabloyu düzeltmek için hiçbir adım atmamıştır. Bu kayıtsızlığın yanı sıra, tercih edilen ekonomi politikalarının sonucu olarak çalışma yaşamındaki tahribatlar ve hak kayıpları daha da derinleşmektedir Artan işsizlik, yaygınlaşan işten çıkarmalar, reel ücretlerdeki gerileme, ücret ve tazminatlarının ödenmemesi giderek daha fazla işçinin karşı karşıya kaldığı sorunlar haline gelmektedir. Sonuç olarak ülkemiz yalnızca sendikal hakların, örgütlenme özgürlüğünün ve grev hakkının ihlal edildiği değil, işçilerin en temel hakkı olan ücret hakkının bile gasp edildiği bir emek cehennemi haline getirilmiştir. Madenlerden şantiyelere, fabrikalardan tersanelere işçiler birçok iş kolunda ücret alacaklarını dahi ancak direnerek alabilmektedir.
“İŞVERENLERİN HUKUKA AYKIRI UYGULAMALARI”
Son olarak Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki işletmelerde çalışan işçilerin ücretlerinin ve tazminatlarının sistematik olarak gasp edilmesi, çalışma yaşamındaki tablonun giderek daha karanlık hale geldiğini göstermektedir. Bu hak ihlalleri sadece işçi ve işveren arasındaki mesele değildir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı madenlerden sorumludur. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bu ülkedeki tüm çalışma yaşamından sorumludur. Dolayısıyla işçilerin ücret ve tazminatlarının ödenmemesi karşısında kamu otoritelerinin sorumluluğu hakkını arayanları engellemek değildir. Bakanlıkların görevi işverenlerin hukuka aykırı uygulamalarını engellemek ve işçilerin alacaklarını güvence altına almaktır.
“ÜLKEYİ YÖNETENLERİN SORUMLULUĞU HAKLARI KAMUSAL GÜVENCE ALTINA ALMAKTIR”
İşsizlik Sigortası Fonu başta olmak üzere kamusal mekanizmalar, işçinin hak edilmiş alacaklarının zamanında ödenmesini güvence altına alacak biçimde düzenlenmeli; yapılan ödemeler daha sonra devlet tarafından yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverenden tahsil edilmelidir. İşverenin hukuka aykırı davranışının bedelini işçi ödememelidir. Ancak siyasi iktidar, ücret hakkına kadar uzanan hak gasplarını önlemek, işçilerin haklarını güvence altına almak yerine, hak arayışlarını engellemeyi kendi görevi bilmektedir. Ülkeyi yönetenlerin sorumluluğu demokratik hak mücadelelerini engellemek değil, hakları kamusal güvence altına almaktır. Haklarımızın hiçbir güvencesinin kalmadığı, devletin işverenlerin hak gasplarına kayıtsız kaldığı ve hatta hakkını arayıp sorana baskı uyguladığı bir rejimden çıkış yolumuz örgütlü mücadeledir. Emeğin haklarının gerçek anlamda güvence altına alındığı bir düzeni kurmak için mücadeleye devam.”




