(İZMİR) – Birlik Sağlık-Sen, Bornova Devlet Hastanesi’nde görev yapan hemşire Şeyda Ezer’in hak arama sürecinin ardından mobbinge maruz kaldığını ve görev yerinin hukuka aykırı şekilde değiştirildiğini öne sürdü. Sendika, yargıya taşınan süreçte sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını isterken, kamu kurumlarında liyakat, şeffaflık ve mobbingle etkin mücadele çağrısında bulundu.
Birlik Sağlık-Sen, Bornova Devlet Hastanesi önünde düzenlediği basın açıklamasında, hemşire Şeyda Ezer’in hak arama mücadelesi sonrası mobbing uygulamalarına maruz kaldığını ve görev yerinin “sürgün” niteliğinde değiştirildiğini iddia etti. Sendika Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, yaşanan sürecin yargıya taşındığını belirterek, kamu kurumlarında liyakat ilkesinin güçlendirilmesi, mobbing iddialarının etkin şekilde soruşturulması ve hukukun üstünlüğünün esas alınması çağrısında bulundu.
“SUSMAYACAĞIZ, HAKSIZLIĞA ORTAK OLMAYACAĞIZ”
Hemşire Şeyda Ezer, “2 buçuk yıl önce başlayan bir süreç. Hakarete uğradım, Başhekim Yardımcısı Derya Aydın tarafından. Hakkımı aradım, mahkemeye verdim. Adaletin beni haklı gördüğü ve kendisine ceza verdiği bu konuda mobbinglerin bitmeden devam ettiği kanısındayım. Ve sonuç olarak görev yerim maalesef değiştirildi. Sürgün niteliğinde, hakkımı aradığım için sürgün niteliğinde bir uygulamaya maruz kaldım. Görev yerim değişti ama benim duruşum, adalete olan inancım, vicdanım asla değişmedi ve değişmeyecek. Hakkını arayanların cezalandırıldığı bir düzen asla kabul edilemez. Bizim talebimiz intikam değil; liyakat, adalet ve şeffaflıktır. Hiçbir kamu çalışanı, hakkını aradığı için yalnız bırakılmamalıdır. Ben bugün yalnızca uğradığım haksızlığı anlatmıyorum. Bundan sonra hiçbir sağlık çalışanının, hiçbir kamu görevlisinin aynı haksızlığa uğramaması için adalet talep ediyorum. Talebimiz nettir: hukuk, liyakat ve adalet. Bizi susturacaklarını düşünenler bilsinler ki susmayacağız, haksızlığa ortak olmayacağız. Ben Şeyda Ezer olarak, sendikam Birlik Sağlık-Sen ile birlikte sonuna kadar bu mücadelemize devam edeceğiz. Adalet sağlanana kadar bu mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, “Hiçbir gerekçe yok iken bir hemşire arkadaşımıza yapılan hakaretten dolayı başhekim muavininin almış olduğu cezadan dolayı bizim arkadaşımıza yaklaşık 1 yıl boyunca mobbing uygulanmış, görev yerinden uzaklaştırılmış ve şu anda da ne oldu biliyor musunuz? Arkadaşımız sürgün edildi, bir başka hastaneye. Bir başka hastaneye benim yönetim kurulu üyem sürgün edildi. Orada da bir gerekçe var mı? Yok, sıfır. Bir tane gerekçe var. Bir tane hemşire arkadaşa görev yeri değişikliği karşılığında Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) şikâyet ettiriliyor. Yok huzursuzluk çıkarıyormuş, yok bilmem neymiş, şöyle olmuş, böyle olmuş. Böyle bir şey olamaz. Bakın, biz siyasilerin kurumlara bulaşmasından zaten bıktık. Her üç cümlemizin bir tanesinde diyoruz ki siyasiler kamu kurumlarından elini çeksin. Çekiyor mu? Çekmiyor. Ama şu an itibarıyla siyasilerden bıktık, bir de siyasilerin yakınları bu işlere girmeye başladı. Yok babası giriyor, yok akrabası giriyor, yok kardeşi giriyor. Yeter be kardeşim, yeter ya. Yeter, bu kadar da olmaz, yeter” dedi.
“EN TEPEDEN EN AĞAŞIYA MOBBİNG UYGULANIYOR”
“Bir tane sağlık çalışanı bir gün izin aldığında hakem hastaneye gönderilirken, buradaki aynı başhekim yardımcısı arkadaş 3 gün yurt dışındayken raporlu oluyor” diyen Doğruyol, konuşmasına şu şekilde devam etti:
“Yani evrakta sahtecilik yapıyor. Ve yapılan iş ve işlem sonucunda bir ceza veriliyor. Yeniden bir disiplin süreci başlamış durumda şu an itibarıyla. Buradaki yetkililer bu konuda adli sürecin başlamasıyla ilgili suç duyurusunda bulunması gerekirken hâlâ bulunmuyor. Biz bu işin takipçisiyiz. Bu işler öyle kolay değil. Yaptığınız her yanlışın faturasını ödeyeceksiniz. Benim alttaki memurum en küçük şeyden ceza alıyorsa, bu ceza sistemini siz kendi içinizde düzenliyorsunuz. Siz de bunun karşılığında ceza alacaksınız. Geldiğiniz yerde bin bir hukuksuzluk yapıyorsunuz, hastaları mağdur ediyorsunuz. Bunun haricinde buraya geliyorsunuz, yine hukuksuzluğunuza devam ediyorsunuz. Böyle bir şey olmaz, olmamalı.
Bakın, biz adaletsizliklerden bıktık. Biz liyakatsızlıklardan bıktık. Yeter. Bu kadar olmaması gerekiyor. Lütfen Sayın Cumhurbaşkanı’nın 06 Mart 2025 tarihinde yayımladığı mobbingle ilgili genelgesini uygulayın. Sayın Cumhurbaşkanı mobbingle ilgili yapılmaması gerekenlere dair genelge yayımlıyor. Ama alana indiğimizde, taşrada en tepeden en aşağıya kadar herkes kurumlarda mobbing uyguluyor. Bakın, bu durumda olan arkadaşlara sesleniyorum. Sabah başhemşire yardımcısının servisleri gezmesiyle ilgili bir iki tane tutanak istiyorum, tutanak. Cumhuriyet savcılarımıza vereceğiz. Biz yargıya inanıyoruz. Biz yargıya güveniyoruz. Ama bürokratlara inanmıyoruz. Liyakatsiz arkadaşlara güvenmiyoruz. Bu işin sonu mutlaka bir gün gelecek. Kastetdiğiniz, gasbettiğiniz, uymadığınız adalet eninde sonunda dönecek. Siz bu adalete muhtaç olacaksınız. Bunu bilin. Bugün değilse yarın. Ama biz sizlerin kime hizmet ettiğini ben bilmiyorum. Ama değerli arkadaşlarım, biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne hizmet ediyoruz. Biz Birlik Sağlık-Sen olarak devletimize, milletimize, vatanımıza hizmet ediyoruz. Bakın, biz şu bayrağa hizmet ediyoruz, şu bayrağa. Ama siz kime hizmet ediyorsunuz, ben bilmiyorum. Hizmet ettiğiniz yerler bir gün sizi sahipsiz bırakacak. O güç elinizden gittiğinde mutlaka siz de yargı önüne çıkacaksınız. Hepiniz bu cezayı da mutlaka ve mutlaka alacaksınız.”




