Haber: Ogün Akkaya
(TBMM) – TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nda, DEM Partili Perihan Koca’nın Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan’a istifa çağrısında bulunması üzerine tansiyon yükseldi. AK Partili Nazım Maviş’in, “Başkanı istifaya çağırma hakkı sizde yok” sözlerine CHP’li Suat Özçağdaş, İçtüzüğü göstererek, “Komisyon başkanı bu komisyonu İçtüzüğe göre yönetecek, kafasına göre yönetemez” diye tepki gösterdi. Maviş’in DEM Partili milletvekillerine, “Siz de haddinizi göreceksiniz” demesi üzerine Kezban Konukçu, “Hadi oradan be” diye bağırdı.
Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu, Komisyon Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan başkanlığında toplandı. Komisyonda Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine başlandı.
Toplam 28 maddeden oluşan kanun teklifinin 16. maddesine göre daha önce aynı haktan yararlanmamış olmak şartıyla ilişiği kesilen üniversite öğrencileri 2026-2027 eğitim öğretim yılında okullarına dönebilecek. Öte yandan kanun teklifi ücret karşılığı tez yazdırmaya ağır yaptırımlar getirirken, öğretim elemanlarına güvenlik soruşturması ve devlet üniversitelerine yurt dışında yerleşke açılmasına da imkan tanıyor.
AK PARTİLİ HÜLAGÜ: “KANUN TEKLİFİMİZ, KAPSAMLI BİR ÇALIŞMANIN ÜRÜNÜ”
Kanun teklifinin ilk imzacılarından AK Parti Kocaeli Milletvekili Sadettin Hülagü, teklifle yükseköğretim kurumlarının işleyişinde ortaya çıkan sorunların giderilmesinin, yargı kararları doğrultusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesinin, üniversitelerin bilimsel ve kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Hülagü, “Meclis Başkanımıza sunduğumuz bu kanun teklifi, öğrencilerimizin eğitim hakkını, akademiye, akademisyenlerimizin emeğini, üniversite hastanelerimizin işleyişini, yükseköğretim kalitesini daha da ileriye götürmeyi merkeze alan kapsamlı bir çalışmanın ürünüdür. Ülkemiz, yükseköğretim alanında son yıllarda önemli bir gelişme kaydetmiştir. Öğretim elemanı ve öğrenci sayısı ve uluslararası öğrenci kapasitesi bakımından güçlü bir noktaya ulaşmıştır” diye konuştu.
CHP’Lİ PALA’DAN ANAYASA’YA AYKIRILIK UYARISI: “HANGİ VİCDAN KABUL EDEBİLİR?”
Anayasa’ya aykırılık önergesi üzerinden söz alan CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, kanun teklifinin birinci maddesinin yabancı uyruklu uzmanlık öğrencilerine döner sermaye ek ödemesi yapılmamasını düzenlediğini hatırlatarak bu teklifin çıkarılması gerektiğini söyledi.
Pala, “Eğer bu düzenleme böyle geçerse bir tıp fakültesinde Türkiye Cumhuriyeti uyruklu olmayan bir asistanın eline ne kadar para geçeceğini söylüyorum. Bilen var mı, bilmiyorum. 17 bin 900 lira. Bu madde böyle yasalaşırsa, bir yabancı uyruklu asistan bir tıp fakültesinde uzmanlık öğrencisi olup hizmet sunarken, aynen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi aynı hizmeti sunarken eline geçecek toplam para 17 bin 900 lira. Anayasa’ya aykırılığı bir kenara bırakıyorum. Hangi vicdan kabul edebilir?” dedi.
“ÖĞRETİM ÜYELERİNİN GÜVENLİK SORUŞTURMASINA TABİ TUTULMASI ANAYASA’YA AYKIRI”
Kanun teklifinin 17’nci ve 26’ncı maddelerinin de Anayasa’ya aykırılık içerdiğini savunan Pala, bunun kabul edilmesi halinde düzenlemenin Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesinin kaçınılmaz olacağını söyledi. Pala, şöyle konuştu:
“Çünkü bu maddeye göre öğretim elemanlarının mevzuattaki hukuki süreçlerin yanı sıra bir güvenlik soruşturmasına tabi olması isteniyor. Bu 7315 sayılı kanunla ilişkilendiriyor. Buradaki daha önce belirlenmiş, örneğin MİT mensupları gibi mensupların yanı sıra istisnai bir uygulama gündeme getirilerek öğretim elemanları da bunun içine katılıyor. Bakın çok uzun uzun konuşabiliriz ama 7315 sayılı kanuna bakacak olursanız resmi belgeler dışında güvenlik soruşturmasında şöyle bir düzenlemenin olduğunu da size hatırlatmak isterim. 7315 sayılı kanunda diyor ki güvenlik soruşturması sırasında bu madde ile kolluk kuvvetleri ve istihbarat birimlerindeki olgusal veriler de göz önüne alınır. Bu kadar nesnellikten uzak, öznel bir değerlendirmeye dayalı olarak bir öğretim elemanının istihdam edilmesi ya da edilmemesi asla kabul edilemez.”
İYİ PARTİLİ SUNAT: “BU TEKLİF, YÜKSEKÖĞRETİMİN TEMEL SORUNLARINA DOKUNMUYOR”
Muhalefetin önergelerinin kabul edilmemesinin ardından, kanun teklifinin görüşmelerine geçildi. Kanun teklifinin tümü üzerine söz alan İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen torba kanun teklifinde özel öğretim kurumlarında görev yapacak öğretmenlerin istihdamına ilişkin düzenleme bulunduğunu belirterek, düzenlemenin Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu yerine Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmesine tepki gösterdi.
Sunat, şunları kaydetti:
“Öğretmenlik mesleğini doğrudan ilgilendiren böylesine önemli bir düzenleme neden önce Milli Eğitim Komisyonu’nda değil de Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmektedir? Gereksiz mi görüldü, Sayın Başkan? Biz söyleyelim. Çünkü Milli Eğitim Komisyonu’nda söz verilip de tutulmayan özel okul öğretmenlerinin gasbedilen haklarını, taban maaş hakkını söyleyecektir. Özel sektördeki binlerce öğretmenin asgari ücret kıskacında veya daha da altında, adeta bir modern kölelik düzeninde çalıştırılmasına nasıl göz yumulduğunu ortaya koyacak. Yerlerde sürüklenen, coplanan, gözaltına alınan özel okul öğretmenlerinin feryadına dikkati çekecek. Mülakat adı altında kurduğunuz o haksız, adaletsiz eleme mekanizmalarıyla hakları gasbedilen, umutları çalınan, atama bekleyen yüzlerce öğretmenin hakkını arayacaktır. Siz ise bütün bu tartışmalardan kaçınıp meseleyi torba kanunun içine gizlemeyi tercih ettiniz. Milli Eğitim Komisyonu’nu 2 yıldır neredeyse çalıştırmayan anlayışın bugün öğretmenlikle ilgili temel düzenlemeyi Plan ve Bütçe Komisyonu’na getirmesi tesadüf değildir. Bu Meclis’in ihtisas komisyonlarını etkisizleştiren yanlış yasama anlayışının da bir sonucudur.
“ELEŞTİREL DÜŞÜNEN AKADEMİSYENLERDEN KORKARSANIZ…”
Bu teklif, yükseköğretimin temel sorunlarına dokunmuyor. Kapsamlı bir reform paketi de değil. İdari sorunlara çözüm üretmeye çalışan, farklı konuları aynı torbada bir araya getiren teknik bir düzenleme niteliğinde. Bu düzenleme YÖK’ün vesaiyetini yeniden tahkim ediyor. Bu teklif, üniversitelere daha fazla özgürlük, kurumsal kapasite kazandırmaktan çok merkezi idarenin yetkilerini genişletiyor. Üniversiteler, iktidarların arka bahçesi değildir. Eleştirel düşünen akademisyenlerden korkarsanız, yarın eleştirel düşünen gençler de yetişmez.
DEM PARTİLİ KONUKÇU’DAN GÜVENLİK SORUŞTURMASI MADDESİNE TEPKİ
DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, kanun teklifindeki öğrenci affı düzenlemesini eleştirerek, terör örgütleriyle “iltisak” kavramının geniş tanımlandığını ve keyfi uygulamalara yol açabileceğini savundu.
KHK ile öğretmenlikten ihraç edildiğini hatırlatan Konukçu, hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığını belirterek, “Hakkımda kesinleşmiş hüküm olmamasına, atıldığımda bir davam olmamasına rağmen terörle iltisaklı diye KHK’yla atılmış biriyim ben. Bu KHK’lar rejiminin bir devamı gibi öğrenci affı için de böyle bir koşul getirilmiş” diye konuştu.
Kanun teklifinde öğretim elemanları için öngörülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına da tepki gösteren Konukçu, “Burada temel ölçüt güvenlik ama neyin güvenliği? Bu tanımların gerçekten çerçeveli olmaması, belli olmaması, bu kanunun normlara, Anayasa’ya uygun olmaması keyfiyetin önünü açıyor. Kesinlikle üniversitelere görevlendirmeler yapılırken akademik seviyede bilimsel yeterlilik, akademik başarının baz alınması gerekirken güvenlik soruşturması ve arşiv taraması gibi saçma bir uygulamanın üniversitelerin bilimsel yerler olmaktan çıkarılması için yapılmış adımlardan biri olduğunu düşünüyoruz” dedi.
Üniversitelere yönelik teşvik düzenlemesini de eleştiren Konukçu, şunları kaydetti:
“Sürekli vatandaştan toplanan vergiler zenginlere teşvik olarak veriliyor. İşçilerin işsizlik fonundaki paraları yine patronlara teşvik olarak veriliyor. Küçük esnaftan çok şikayet alıyoruz. Hiçbir şekilde vergi borçları silinmiyor, hemen hacizler konuyor. Ama büyük şirketlere, büyük patronsa hemen vergisi affedilebiliyor. Bakınız, üniversiteler teşvik edilecekmiş. Asıl verilmesi gereken teşvik üniversite öğrencilerine verilmelidir. Çünkü üniversite öğrencileri barınamıyor, beslenemiyor, geçinemiyor. Üniversiteyi kazanıyor, yerleşemeyeceği için üniversiteye gitmiyor. Üniversiteyi bitirdikten sonra iş bulamıyor ya da çok başarılıysa yurt dışına çıkmayı tercih ediyor. Yurt dışına çıkmayıp da ülkemizde kalanlar da komedyenlik yapıp tutuklanıyor. Yani ne yapsalar işin içinden çıkamıyor bu üniversite öğrencileri. O yüzden tekrar tekrar zenginlerin daha da zenginleştirilmesi mantığı üzerine kurulu olan bu teşviklerin de doğru olmadığını düşünüyoruz.”
DEM PARTİLİ KOCA’NIN İSTİFA ÇAĞRISI KOMİSYONDA TANSİYONU YÜKSELTTİ
DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, özel sektör öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenlerin eylemi esnasında komisyonun toplanması için verilen dilekçeler üzerinden Komisyon Başkanı AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan’a eleştirilerini sıraladı. Koca, konuşmasının sonunda komisyon başkanına istifa etmesi çağrısında bulundu. Bunun üzerine Komisyonun Sözcüsü AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş, “Ne hadsiz bir cümle bu. Başkanı istifaya çağırma hakkı sizde yok” dedi.
ÖZÇAĞDAŞ, İÇTÜZÜK SALLADI
Tartışmaya CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş da dahil oldu. Özçağdaş, elindeki TBMM İçtüzüğü’nü sallayarak, “Komisyon başkanı bu komisyonu İçtüzüğe göre yönetecek, kafasına göre yönetemez” diye konuştu. Komisyon başkanı tartışmanın sürmesi üzerine komisyona beş dakika ara verdi.
AK Partili Maviş’in “İçtüzüğü sizden öğrenecek değiliz” demesi üzerine Özçağdaş, “Okursanız öğrenirseniz” yanıtını verdi. Maviş, komisyon salonundan çıkarken DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca ile DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu’ya, “Siz de haddinizi göreceksiniz” diye seslendi. Bu sözler üzerine Konukçu, “Hadi oradan be” diye bağırdı.
DEM Partili Koca’ya yanıt veren komisyon Başkanı Gürcan ise “Suç işlediğimi düşünüyorsanız, suç duyurusunda bulunabilirsiniz” diye konuştu.
Aranın ardından görüşmelere devam ediliyor.




