(ANKARA) – Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Askeri hastanelerin yeniden açılması ve ordu bünyesine kazandırılması meselesi hayati değerdedir” sözlerine ilişkin, “Bizim önerimiz de aslında farklı değil. Askeri hastaneler ihtisas hastaneleri olarak yeniden açılmalıdır. Devlet gerekli önlemleri almalı, güvenliği sağlamalıdır” dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından, Genel Merkez’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
“Güne sokak çetelerine yönelik operasyon haberleri ile başladık” diyen Kılıç, “Sokak çetelerine yönelik önlemler lokal değil, genel kapsamlı olarak alınmalıdır. Bu operasyonlar gündem değiştirme amacıyla kullanılmamalı, boş gündem oluşturmak amacıyla yapılmamalıdır. Mücadele bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalı, yalnızca bir ilde değil, tüm illerde eş zamanlı operasyonlar düzenlenerek bu yapıların önü alınmalı ve kökü kazınmalıdır. 12. Yargı Paketi’nden çıkarılan suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenleme ise yeniden paket kapsamına alınmalıdır” ifadelerini kullandı.
Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin “çok önemli” olduğunu söyleyen Kılıç, şunları kaydetti:
“Türkiye, zirvede veren değil, alan taraf olmalıdır. Türkiye tezlerini anlatmalı, tuttuğunu koparmalı, istediğini almalıdır. Türkiye’nin alması gerekenler bellidir. Birincisi, Türkiye bu zirvenin sonunda parası ödenmiş F-35 savaş uçaklarını teslim almalıdır. İkincisi, F-16 savaş uçaklarının modernizasyonuna ilişkin ABD Temsilciler Meclisi’nde bekleyen onay alınmalıdır. Üçüncüsü, S-400’lere bizi mecbur bırakan savunma sistemlerinin Türkiye’ye satışına onay verilmelidir. Dördüncüsü, milli muharip uçaklarımız için anlaşmaları imzalanmış, üretim programları yapılmış jet motorları Türkiye’ye teslim edilmelidir. Türkiye, bu zirve vesilesiyle CAATSA yaptırımlarından kurtulmalıdır. Çünkü CAATSA yaptırımları, Türkiye’ye karşı haklı bir yaptırım seti değildir.
İstanbul’da yeni bir NATO üssü, Ege’de ise yeni bir Amerikan üssü kurulması gibi taleplerle karşılaşılırsa, bunlara karşı tavır alınmalıdır. Türkiye’nin kurucu ortağı olduğu NATO, İsrail’in güvenlik kalkanı olmamalıdır. Bu zirve, Büyük İsrail’in ön adımı olarak değerlendirilen İbrahim Anlaşmaları’na Türkiye’nin taraf olmasıyla sonuçlanmamalıdır. Kıbrıs’ta Türkiye’nin garantörlük haklarından, her ne sebeple olursa olsun taviz verilmemelidir. Kıbrıs’ta statü değişikliği, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarının terk edilmesi anlamına gelir. NATO, Kıbrıs Rum Kesimi’nin çıkarlarının koruyucusu olmamalıdır. NATO, üyelerinin koruyucu kalkanı olarak kalmalıdır. NATO, Kıbrıs Rum Kesimi ya da İsrail için değil, başta kurucu ortak Türkiye olmak üzere kendi üyelerinin güvenliği için var olan bir savunma teşkilatıdır.”
“YENİ PARTİ KURMAKTANSA, MÜCADELELERİNİ CHP İÇİNDE KALARAK SÜRDÜRMELERİNİ TAVSİYE EDERİM”
Kılıç, 1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nı kutlayarak, “Kabotaj, bir ülkenin kendi limanları ve kara suları arasında deniz ticareti yapma hakkını yalnızca kendi gemilerine ve vatandaşlarına tanımasını ifade eder. Türkiye’nin kendi denizlerindeki egemenliğinin göstergesidir. Mavi Vatan’daki hâkimiyet iddiamızın özü, kabotaj haklarımızı elde etmiş olmamızdır. Bu vesileyle bir kez daha ifade edelim; Ege, bir Yunan denizi değildir, Adalar Denizi’dir ve Türkiye’nin de egemenlik haklarını içermektedir” dedi.
Emeklilik Haftası dolayısıyla emeklilerin yaşadığı mağduriyete dikkati çeken Kılıç, “Ara zam yoluyla satın alma gücü kaybı hükümet tarafından karşılanmalıdır. Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 35 bin liranın üzerindeyken, emekli ailesini 20 bin lirayla sefalet sınırının altında yaşamaya mahkûm bırakmak insani de değildir, vicdani de değildir. Emeklilerin ve emekçilerin açlık sınırının altında kaldığı bir ülkede istikrar olmaz” diye konuştu.
Kılıç, açıklamalarının ardından bir gazetecinin, “CHP yeni bir parti oluşumuna giriyor. Sizce bu doğru bir adım mı?” sorusuna, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin iç işlerine karışmak istemeyiz. Zaten yeterince karışık bir ortam var. Yeni bir parti kurmaktansa, mevcut, köklü ve 100 yılı geride bırakan Cumhuriyet Halk Partisi’ne sahip çıkmalarını, mücadelelerini CHP içinde kalarak sürdürmelerini kendilerine tavsiye ederim” yanıtını verdi.
“Sayın Bahçeli askeri hastaneler tekrardan açılmalı açıklaması yaptı. Sizin bu konu hakkındaki görüşünüz nedir?” sorusuna ise Kılıç, şu yanıtı verdi:
“Tabii, askeri hastaneler durduk yere kapatılmadı. 15 Temmuz darbe girişiminin hemen akabinde, askeri hastanelerdeki rütbeli kadrolarda FETÖ yapılanmasının kendisine geniş bir yer edindiği görüldü. O günün koşullarında yargılamalar ve istihbari çalışmalar yürütülürken, askeri hastanelerin insan kaynaklarının FETÖ terör örgütü tarafından kullanıldığı, istismar edildiği ve bu yapılara ciddi şekilde sızıldığı tespit edildi. Çare olarak hastanelerin tamamen kapatılması, sivilleştirilmesi ve rütbeli personelin rütbeleriyle değil, akademik unvanlarıyla Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde görevlerine devam etmesi sağlandı.
Bizim önerimiz de aslında farklı değil. Askeri hastaneler ihtisas hastaneleri olarak yeniden açılmalıdır. Devlet gerekli önlemleri almalı, güvenliği sağlamalıdır. Benzer bir deneyimin bir daha yaşanmaması için devletin yeterince deneyimi ve tecrübesi vardır. Askeri hastanelerin varlığı, rütbeli ve tıp ilmine hâkim personelin yetişmesi açısından, Türkiye gibi NATO’nun en büyük ve en güçlü kara ordusuna sahip bir ülke için çok önemli bir ihtiyaç, elzem bir gerekliliktir diye düşünüyorum. Bunu sadece sınır ötesi operasyonlarla da sınırlı görmüyorum. Harbiyenin tıbbiyesi çok güçlü bir gelenektir ve bu geleneğin yaşatılması Türkiye için her anlamda değerlidir.”




