1. Haberler
  2. Ankara
  3. Mustafa Yeneroğlu’ndan “casusluk davası” iddianamesine tepki: “Karşımızdaki şey hukukun kendisinin ortadan kaldırılmasıdır”

Mustafa Yeneroğlu’ndan “casusluk davası” iddianamesine tepki: “Karşımızdaki şey hukukun kendisinin ortadan kaldırılmasıdır”

Bağımsız İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı "casusluk" iddianamesine tepki gösterdi. Yeneroğlu, iddianamenin son cümlesinin "hukukun nasıl katledildiğini net biçimde ortaya koyduğunu" belirterek, "Karşımızdaki şey bir hukuk hatası değil; hukukun kendi kavramları kullanılarak hukukun kendisinin ortadan kaldırılmasıdır" dedi.

Mustafa Yeneroğlu’ndan “casusluk davası” iddianamesine tepki: “Karşımızdaki şey hukukun kendisinin ortadan kaldırılmasıdır”
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(ANKARA) – Bağımsız İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı “casusluk” iddianamesine tepki gösterdi. Yeneroğlu, iddianamenin son cümlesinin “hukukun nasıl katledildiğini net biçimde ortaya koyduğunu” belirterek, “Karşımızdaki şey bir hukuk hatası değil; hukukun kendi kavramları kullanılarak hukukun kendisinin ortadan kaldırılmasıdır” dedi.

Bağımsız İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla iddianamedeki, “2019 yerel seçimlerini manipüle etme suretiyle desteklenen şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun seçimi kazanması sağlanarak başta İstanbul olmak üzere ülkemiz siyasetinde söz sahibi olunmasının amaçlandığı” yönündeki ifadeye dikkati çekti. Yeneroğlu, “Gerçekten inanılır gibi değil seçim kazanmanın suç olması. Daha doğrusu seçimin Ekrem İmamoğlu tarafından kazanılmış olmasının suç olması” değerlendirmesinde bulundu.

“BU KARARIN ETKİSİ ÜÇ SANIKLA SINIRLI KALMAYACAK”

Yeneroğlu, iddianamede “saik-kast ayrımı”, “bağlı hareketli suç tipi” ve “kanunilik ilkesi” gibi ceza hukukunun temel kavramlarının yok sayıldığını ifade ederek, şunları kaydetti:

Bir savcılık makamının; dilbilgisi kurallarını, saik–kast ayrımını, bağlı hareketli suç tipini, kanunilik ilkesini, üç anayasa hükmünü ve demokrasinin varlık nedenini aynı cümle içinde, eş zamanlı ve aynı yönde ihlal etmesi olağan değildir, olamaz. Tüm iddianameyi özetleyen bu cümle, hukuki bir metni değildir; siyasi bir tercihin hukuk diline tercüme edilmiş halidir. Üstelik bu, tek bir cümleyle sınırlı bir durum değildir. İddianamenin tümü aynı yapıyı taşımaktadır. Dolayısıyla karşımızdaki şey bir hukuk hatası, bir teknik aksaklık ya da bir acemilik değildir. Karşımızdaki, hukukun kendi kavramları kullanılarak hukukun kendisinin ortadan kaldırılmasıdır. Açıkça belirtmek lazım ki bu iddianame bir hukuk katliamıdır. Çünkü ortada bir maddenin çiğnenmesi yoktur; hukuk eliyle yapılan, hukukun kendisinin reddidir. Türk yargısı, iddianamenin temel saikini onaylayıp onaylamayacağına karar verecektir. Bu kararın etkisi, üç sanıkla sınırlı kalmayacak; Türkiye’de seçme, seçilme ve siyasi katılım hakkının hukuki güvencesinin bundan sonra olup olmadığını da tayin edecektir.”

“HANGİ FİİLİN SUÇ OLDUĞUNU SAVCININ KALEMİ BELİRLİYOR”

Türk Ceza Kanunu’nun 328. maddesindeki casusluk suçunun unsurlarının oluşmadığını ileri süren Yeneroğlu, “Bu cümlede, hatta iddianamenin tümünde, bilginin herhangi bir yabancı devlet yararına ya da Türkiye zararına temin edildiği yönünde tek bir somut argüman yer almıyor. Hangi fiilin suç olduğunu kanun değil, savcının kalemi belirliyor” ifadelerini kullandı.

İddianamede “seçim kazanma ve siyasette söz sahibi olma” iradesinin suçun manevi unsuru gibi gösterildiğini kaydeden Yeneroğlu, bunun Anayasa’nın güvence altına aldığı seçme ve seçilme hakkıyla çeliştiğini savundu. Yeneroğlu, “Hak, hukuk düzeninin koruduğu alandır; suç, hukuk düzeninin yasakladığı alandır. Aynı eylem, aynı anda her ikisi birden olamaz” dedi.

“BU SİMETRİ BOZULDUĞUNDA KİMSENİN GÜVENCESİ KALMAZ”

Yeneroğlu, şunları söyledi:

“Bu yargılamadaki hukuk katliamına göz yummak, kişilere veya görüşlere değil; hukuk devleti fikrinin kendisine sırt çevirmek anlamına gelir. Bir hukuk düzeninin asıl güvencesi, beğenmediğimiz kişiye uygulanan kuralın, beğendiğimiz kişiye de aynen uygulanacağının teminatıdır. Bu simetri bozulduğunda kimsenin güvencesi kalmaz; çünkü keyfilik ülkemizde olduğu gibi sıradanlaştığında, tek bir yönde devam etmez. Bugün İmamoğlu ve Yanardağ için kanunun lafzı değil de başka saikler geçerli olabiliyorsa, yarın aynı keyfiliğin hangi kapıya yöneltileceğinin garantisi kimsede yoktur. Bu sebeple İmamoğlu’na ya da Yanardağ’a sahip çıkmak başkadır, onların haklarına ve herkesin teminatı olan demokratik hukuk devletine sahip çıkmak başkadır. Hukuka sahip çıkan öncelikle kendisinin ve sevdiklerinin hukuk güvenliği içinde yaşama hakkına sahip çıkmış olur.”

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Mustafa Yeneroğlu’ndan “casusluk davası” iddianamesine tepki: “Karşımızdaki şey hukukun kendisinin ortadan kaldırılmasıdır”
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Ankara Odak ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!