Haber: Sefer TALAY
(BALIKESİR) – Balıkesir’in Burhaniye İlçesinde Tüm Emeklilerin Sendikası Şubesi’nin düzenlediği eylemde, “Her emekli aylığına, hiçbir ayrım yapılmaksızın derhal 20 bin TL seyyanen zam yapılmalıdır. Bayram ikramiyesi adı altında verilen 4 bin TL ise emeklilerin yaşadığı gerçekliği gizleyememektedir. Verilen bayram ikramiyesi bugün bir haftalık pazar parası bile değildir” denildi.
Tüm Emeklilerin Sendikası Balıkesir Şubesi, Cumhuriyet Meydanı’nda eylem düzenledi. Şube Başkanı Nadir Devrin Şahin, açıklamasında şunları söyledi:
“Her emekli aylığına, hiçbir ayrım yapılmaksızın derhal 20 bin TL seyyanen zam yapılmalıdır. Seyyanen zam; maaşı düşük olan emeklilerin nefes alabilmesi için zorunludur. Bu talep yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda insani ve toplumsal bir taleptir. Çünkü emekliler: Pazara çıkamaz hale gelmiştir. Et, süt, peynir gibi temel gıda ürünlerine ulaşamamaktadır. Elektrik ve doğalgaz faturaları karşısında çaresiz bırakılmıştır. Sağlık harcamalarını karşılayamaz durumdadır. Yıllarca çalışmasına rağmen yoksulluk içinde yaşamaya mahkûm edilmiştir. Bir ülkede emekliler açlıkla sınanıyorsa, orada sosyal devlet çökmüş demektir. Bayram ikramiyesi adı altında verilen 4 bin TL ise emeklilerin yaşadığı gerçekliği gizleyememektedir. Verilen bayram ikramiyesi bugün bir haftalık pazar parası bile değildir.
2018 yılında seçim sürecinde 1.000 TL olarak başlatılan bayram ikramiyesi, o günün ekonomik koşullarında emekliler açısından kısmen de olsa nefes aldıran bir ödeme niteliğindeydi. O dönem net asgari ücret 1.603 TL idi. Yani verilen ikramiye asgari ücretin yaklaşık yüzde 62’sine denk geliyordu.Bugün ise 4.000 TL’ye çıkarılmış görünse de, asgari ücret karşısında ciddi biçimde erimiş durumdadır. Eğer aynı oran korunsaydı bugün bayram ikramiyesinin en az 17.500 TL olması gerekirdi.Kurban Bayramı öncesinde ikramiyenin artırılmasına ilişkin hiçbir hazırlığın yapılmaması da iktidarın emeklilerin yaşadığı yıkımı görmezden geldiğini göstermektedir.Bizler biliyoruz ki sorun yalnızca ekonomik değildir. Sorun; emeği değersizleştiren, halkı yoksullaştıran siyasal ve ekonomik düzendir. Emeklilere kaynak yok denilirken; sermayeye vergi afları çıkarılmakta, şirket borçları silinmekte, kamu kaynakları bir avuç ayrıcalıklı çevreye aktarılmaktadır. Bu adaletsizliği kabul etmiyoruz.”




