1. Haberler
  2. Ankara
  3. Suat Özçağdaş: “Bu ülkenin çocukları sizin gözden çıkarabileceğiniz çocuklar değil”

Suat Özçağdaş: “Bu ülkenin çocukları sizin gözden çıkarabileceğiniz çocuklar değil”

CHP'nin Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, "Bir bakanın döneminde 41 yurttaş eğitim alanlarında yaşamını kaybetti. Sorumlusu sizsiniz. Sorumluluk alacaksınız. Bir devlet görevlisinin böylesi bir olaydan sonra, dünyanın dört bir yanında erdemli davranış olarak ne yaptığını siz de çok iyi biliyorsunuz. Erdemli davranın. Bu ülkenin çocukları sizin gözden çıkarabileceğiniz çocuklar değil” dedi.

Suat Özçağdaş: “Bu ülkenin çocukları sizin gözden çıkarabileceğiniz çocuklar değil”
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(TBMM) – CHP’nin Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, “Bir bakanın döneminde 41 yurttaş eğitim alanlarında yaşamını kaybetti. Sorumlusu sizsiniz. Sorumluluk alacaksınız. Bir devlet görevlisinin böylesi bir olaydan sonra, dünyanın dört bir yanında erdemli davranış olarak ne yaptığını siz de çok iyi biliyorsunuz. Erdemli davranın. Bu ülkenin çocukları sizin gözden çıkarabileceğiniz çocuklar değil” dedi.

CHP’nin Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında şunları kaydetti:

“Sadece bir yılda bin 538 çocuğumuzu, dışsal yaralanma ve zehirlenme nedeniyle kaybettik. 2025 yılında en az 94, son 10 yılda 836 çocuk işçi yaşamını kaybetti. Maalesef okullarımız da benzer bir durumda. 14 Nisan’da Şanlıurfa’da okula düzenlenen saldırıda 16 kişi yaralandı. 15 Nisan’da Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırıda bir öğretmen ve dokuz öğrencimiz hayatını kaybetti, bir kısmı hala yoğun bakımda 13 çocuğumuz yaralandı. 18 Nisan’da Diyarbakır’da bir cumartesi günü okul bahçesinde bulunan iki çocuğumuz okulda paratoner olmaması nedeniyle yıldırım çarpması sonucu hayatını kaybetti.

Dünyanın birçok ülkesinde 41 değil, sadece bir ölüm yaşansaydı o bakan yerinde bir dakika durmazdı

Bütün bu yaşananlar doğal olarak ülke gündeminin en temel konusu haline geldi. Çocuklarımızı böyle canice bir saldırıdan sonra kaybetmek, ülkemizdeki tüm uzmanların, basın mensuplarının, halkımızın evlerde, televizyonlarda bunları konuşmasına neden oluyor. Sanki bunlar hiç yaşanmıyormuş gibi, sanki bunlar ilk kez oluyormuş gibi. Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı olduğundan bu yana, okullarda 47 saldırı gerçekleşti. Altı öğretmen, 14 öğrenci, iki okul çalışanı ve bir veli bu okullarda yaşanan olaylar neticesinde toplamda 23 yurttaşımız hayatını kaybetti. 18 çocuğumuz MESEM’lerde hayatını kaybetti. Yani bir Milli Eğitim Bakanı düşünün, bakanlığı süresince 41 yurttaşımız kendisinin sorumlu olduğu alanda hayatını kaybetti. Dünyanın birçok ülkesinde 41 değil, sadece bir olsaydı o bakan yerinde bir dakika durmazdı. Sadece bir olsaydı bütün ülke kilitlenirdi. Hele böylesi bir öğretmen, dokuz öğrencinin öldüğü bir olaydan sonra milli yas ilan edilirdi. Konu başından sonuna tartışılır ve çok önemli kararlar ve tedbirler alınırdı. Onun yerine çökmüş, bitmiş AK Parti iktidarının beylik laflar ettiğini duyduk, muhalefeti suçladığını duyduk, karanlık güçleri suçladığını duyduk. Ama maalesef sorunla ilgili herhangi bir sorumluluk beyanı duymadık.

“Bu derece ne yaptığını bilmezlik bir ülkenin milli eğitim bakanına asla yakışmıyor”

Sayın İçişleri Bakanı diyor ki ‘Sadece bu okul saldırısı sonrasında saldırgan içerikli 539, provokatif içerikli 379 hesap yöneticisi veya kullanıcısı hakkında gerekli işlemler başladı. Olayla bağlantılı 8 bin 270 URL hakkında karar uygulandı.’ Yani olay olmuş, 8 bin 270 internet sitesi kapatılmış. C31K isimli oluşuma ait Telegram üzerinden faaliyet gösteren 259 kanal kapatılmış. Bir tanesinde 100 bin kişinin olduğu bir kanaldan bahsediyoruz. 259 kanal, 8 bin 270 URL hakkında işlem yapılmış. Peki madem bu yapılabiliyormuş neden bugüne kadar yapılmamış? Sayın Bakan yeni bir bakan. Peki o bakanlıkta bundan sorumlu olanlar ne yapıyorlarmış? Türkiye’nin siber güvenliğinden sorumlu olanlar ne yapıyorlarmış? O yüzden Sayın Bakan’a bu önlemler önemli ama ilk defa siz söylemiyorsunuz ve maalesef çok geç demek zorundayım. 

İnsan Milli Eğitim Bakanı’ndan iktidarlarının 24’üncü yılında sorumluluklarını kabul eden bir bakış açısı görmek istiyor

İnsan gerçekten Milli Eğitim Bakanı’ndan sorunu her tarafıyla analiz eden, iktidarlarının 24’üncü yılında sorumluluklarını kabul eden bir bakış açısı görmek istiyor. Bakın bu protokol 20 Haziran 2022’de imzalandı. Yani bugün, ‘yapacağız, edeceğiz, başaracağız’ dedikleri her şey bu protokolde var. Protokolün altında kimin imzası var? Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Fatma Şahin.

Başarılı olduğu alan protokol imzalamak, genelge yayınlamak, muhalefeti hedef göstermek ama kendi yaptığı işe bakan yok

Kime verilmiş bunun koordinasyon görevi? Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne. Kim Destek Hizmetleri Genel Müdürü? Ömer Fatih Karakullukçu. Ömer Fatih Karakullukçu kim? Hülleyle rektör olan Milli Eğitim Bakanı’nın rektörlüğünden beri yanında gelen, en son genel seçimlerde AKP Sivas milletvekili aday adayı. Öyle ya Türkiye’de AKP’den milletvekili olamayan kim varsa ya rektör olacak ya bir başka görevde kamuda yer alacak. Peki kim var bu işlerin içerisinde başka? Bu hafta bir atama yapıldı. Cihad Demirli. İyi bir Cihannüma’cı. Başka özelliği ne? Ortada bir kadro var. Son derece başarısız. Başarılı olduğu alan protokol imzalamak. Başarılı olduğu alan genelge yayınlamak. Başarılı olduğu alan herkesi suçlamak. Başarılı olduğu alan muhalefeti hedef göstermek ama kendi yaptığı işe bakan yok.

Çıkın açıklayın. ‘Biz bakanlık olarak bunları yaptıkdeyin. Susturun bizi”

611 bin çocuğumuz var okullara gitmeyen Sayın Bakan. Bu protokol size bir görev vermiş. Şu protokoldeki görevlerinizden kaçını yaptınız? İçişleri Bakanlığı’nın yükümlülükleri var. Okul çevrelerine kamera sistemleri kurmak. Şimdi anlatıyorlar ya kamera sistemleri kuracaklarmış. Vermişler görevi. Protokolde yazıyor. Çıkın açıklayın; ‘Şunlar vardı. Biz bakanlık olarak bunları yaptık’ deyin. Susturun bizi.

İlayda Zorlu’nun Gülistan Doku gibi olmaması için ölümünün aydınlanması gerekir

Emniyet Genel Müdürlüğü neyle uğraşıyor? Üniversite öğrencilerinin ailelerini arayarak ‘Kızınız bazı siyasal gruplarla işbirliği içerisinde. Oğlunuz bazı eylemlere katılıyor’ deyip 18 yaşını doldurmuş, kamu görevi alabilecek yurttaşların ailelerinde tedirginlik yaratacak, onları ailelerin önüne atacak bilgiler vermekle meşgul. En son örneği ne? İlayda Zorlu. Üniversite öğrencisiydi. Üstüne vazife olmayan birtakım emniyet görevlileri ailesini aradılar. İlayda’nın ailesiyle büyük sorunlar oldu ve İlayda hayatını kaybetti. Karanlık, sisli bir durum var. İntihar ettiği söyleniyor, çok şüpheli. Üniversite öğrencileri buna isyan ettiler. ‘Böyle bir hakkınız yok’ dediler. Toplamda 88 kişi gözaltına alındı, şu anda iki kişi tutuklu. İlayda Zorlu’nun Gülistan Doku gibi olmaması için ölümünün aydınlanması gerekir.

Bu ülkenin çocukları sizin gözden çıkarabileceğiniz çocuklar değil

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yükümlülükleri var. Bugün yeni bir icatmış gibi konuşanlar yıllardır bu protokolleri imzalıyorlar. Öncelikli okullar yatılı ve pansiyonlu okullara güvenlik görevlisi görevlendireceklermiş. Soru önergesiyle sordum, komisyon toplantısında sordum. Kaç görevlileri olduğunu bilmiyorlar. Suriyeli öğrencilerin okuduğu okullara yönelik Avrupa Birliği’nden gelen fon nedeniyle var. Diğer okullarda yok. Neyle uğraşıyor Milli Eğitim Bakanı; Cadılar Bayramı büyük tehditmiş. Türkiye’de Cadılar Bayramı kutlayan mı var Yusuf Tekin? 18 milyon öğrencinin, bir buçuk milyon öğretmenin olduğu okullarda biz sizden bu protokolleri yazmak dışında bir icraat bekliyoruz. Bu ülkenin çocukları sizin gözden çıkarabileceğiniz çocuklar değil.

Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürü’nü görevde tutan şey nedir”

Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü görevden alındı. Neden görevden aldıklarını açıklasınlar. Ben biliyorum da. Onlar da açıklasınlar. Peki Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürü neden görevden alınmadı. Ensar Vakfı’nın tesislerinde 45 çocuğa tecavüz edilmesinden sorumlu tutulan kamu görevlilerinden biriydi. Yalan beyanda bulunduğu savcılık tarafından tespit edilmişti. Şanlıurfa’ya utanmadan İl Milli Eğitim Müdürü yaptınız. Kahramanmaraş’takini görevden aldınız, Şanlıurfa’dakini görevden almadınız. Eğer Şanlıurfa’daki çocuğun elindeki silahlar da Kahramanmaraş’taki gibi olsaydı, eğer onun gibi eğitimli olsaydı Allah göstermesin bugün Şanlıurfa’da da çok daha büyük kayıplar konuşuyorduk. Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürü’nü görevde tutan şey nedir? Bu kafayla hiçbir şey düzeltemezsiniz. 23 Nisan’da Türkiye’nin 81 ilinde, 973 ilçesinde bir sessiz yürüyüş yaptık. Gençlik Kollarımız, Kadın Kollarımız, yurttaşlarımız, ana kadememiz bir çığlığı dile getirdik: Okulların daha güvenli hale gelmesi mümkündür. 23 maddede bunu açıkladık. Okulların burada yazdığınız gibi, fiziki güvenliğini sağlamak zorundasınız. Tapu Müdürlüğü, Nüfus Müdürlüğü, Sağlık Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü, Bakanlıklar, milletvekilleri, Meclis, Cumhurbaşkanı; kapısına neden güvenlik görevlisi koyuyorsanız Anayasa’ya göre en çok korunması gereken çocuklardır. Bir zahmet yazdığınız gibi çocukların korunması için kapıya güvenlik görevlisi koyacaksınız.

Okullara temizlik ve güvenlik görevlisi atanmasıyasa teklifiyle gündeme getiriyoruz”

Bunu bir yasa teklifiyle Meclis gündemine getiriyoruz. Buradan AK Parti’nin bu protokolün altında imzası olan eski bakan, yeni milletvekilleri de dahil olmak üzere; gruplarına bir samimiyet testine tabi tutulacaklarını söylemek istiyorum. Muhalefetin bir yasa teklifi var. Okullara temizlik görevlisi atanması, güvenlik görevlisi atanması yasa teklifimiz var. Buyurun, masal anlatmayın, genelge göndermeyin, protokol imzalamayın. Bu yasa teklifini kabul edin. Cumhurbaşkanınız söylediği için değil, size talimat verdiği için değil; bizzat milletvekili olduğunuz için, bizzat bu milletin vekili olduğunuz için, bizzat Milli Eğitim Şurası kararı olduğu için, bizzat protokol hükmü olduğu için, bizzat basın açıklamasıyla anlattığınızdan. Sorumluluk alın. Bizimkini beğenmiyorsanız, kendinizinkini getirin. Bu ülkede güvenlik alanında çok deneyimli, uzman çavuşluk yapmış kamu personelimiz var, onun dışında yurttaşlarımız var. Farklı unsurlar da gündeme getirilebilir. Çocuk pedagojisi eğitimleriyle güçlendirilerek okullara güvenlik görevlileri atayalım.

Bu çocuklara bir öğün sıcak yemek, temiz su verelim”

Okul sağlığı hemşirelerine ihtiyacımız var. 500 çocuk, bin çocuk, 2 bin çocuğun olduğu kampüsler. Bir tane sağlık hemşiresi yok. Gelin, beraber atayalım. Bu çocuklar okullara aç gidiyorlar. Bu çocuklara bir öğün sıcak yemek, temiz su verelim. Okullardan tarikatları, cemaatleri, STK’ları, pedagojik formasyonu olmayan herkesi çıkaralım. Eğitim almış 1,2 milyon kamu öğretmenimiz var. Onların yapamayacağı hiçbir iş yok. Onlarla beraber eğitim sistemimizi ayağa kaldıralım. Okullarda yokluk, ihmal, şiddet, suça sürüklenme gibi durumlara karşı erken müdahale eden; okul, aile, toplum iş birliğine dayalı güçlü bir okul sosyal hizmet programı kuralım. İşte bu protokol Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bu görevi vermiş. Var burada. Bir okul sosyal hizmet programı kuralım. 18 milyon yurttaş dışarıda yaşadığı bütün eşitsizlikleri, şiddeti, haksızlıkları beraberinde, bünyesinde, ruhunda, beyninde, deneyimiyle okullara getiriyor. Gelin, bu çocukların geleceğini birlikte kuralım.

“Söz verdiğiniz gibi, her 100 öğrencinin olduğu okulda rehber öğretmen atamasını gerçekleştirelim

Akran zorbalığı, bağımlılık, şiddet; bütün bu meseleler, okulların temel gündemi haline gelmiş durumda. 100 öğrencinin olduğu okulda rehber öğretmen atamasını gerçekleştirelim. Rehberlik araştırma merkezlerini güçlendirelim. Okul aile birliklerine, şimdi bu olaydan sonra yaşandığı gibi utanmadan, sıkılmadan bu protokole koyduğunuz ama hayata geçirmediğiniz X-Ray cihazları almak, okul güvenlik görevlisini istihdam etmek gibi işler için değil, sadece para toplamak için değil; sağlıklı ebeveynlik, okul-aile-toplum iş birliğinin sağlanması gibi konularda ya da yol almak üzere güçlü bir ekosistem oluşturalım. Okulların velilerden bağış almasını engellemek üzere öğrenci başına bin 500 lira para gönderirseniz, okullarımız her türlü sorunlarını giderebilirler. Var bütçeniz. Yüzde 1,4’ü yapıyor. Neden göndermiyorsunuz? Okullar arasındaki eşitsizlikleri ortadan kaldıracak bir yeniden planlama yapalım. Okulları bir beton binalar olmaktan çıkaralım. Çocukların mutlu, keyifli, sağlıklı, oyun oynayabildikleri, yaşayan alanlar haline gelmesini sağlayalım.

611 bin çocuk okullarda değil. Siz ne yapıyorsunuz bununla ilgili

Okul öncesi eğitim, 2018’de vadettiniz, 2023’te vadettiniz. Okul öncesi eğitimi bir yıl zorunlu hale getirin. Böylelikle çocukların erken çocukluk eğitimi hizmetlerinden yararlanmasını sağlayın. CHP’li belediyelerin açtığı erken çocukluk hizmet alanlarıyla uğraşmayın. Gelin, beraber sorunu çözelim. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahirnur Özdemir Göktaş 611 bin çocuk okullarda değil. Siz ne yapıyorsunuz bununla ilgili? Tedbir alın. Nerede bu 611 bin çocuk? Niye okullara gitmiyorlar? Yoksul çocukların okullarda mutlu yaşayabilmeleri için, barınma ve burs imkanları verin. Köy okullarını yeniden açın. Öğretmenini taşımaktansa köy okullarını açın. Anne-baba kokusundan uzak kalmalarını engelleyin çocukların. Mesleki teknik eğitimde, çocukları iş gören değil iş öğrenen bir çizgiyle güvenliklerini sağlayın.

İşte yasa teklifi burada: 100 bin temizlik görevlisi, 65 bin güvenlik görevlisi

Dijitalleşmenin yarattığı eşitsizlikleri engelleyin. Okullara internet getirmeyi bir başarı olarak gören bir Milli Eğitim Bakanı var. ‘Okulların hepsinde internet var’ diyor. Ne olacaktı? Olmayacak mıydı? LGS geldi, çattı. 1 milyon kişi girecek, yine 10 bin kişi bir miktar mutlu olacak, 990 bin kişi mutsuz olacak ve siz hayatınıza devam ediyor olcaksınız. Hiçbir çocuğu afet ve acil durumlarda korumasız bırakmamız gerekiyor. Okulları bir afet güvenlik alanı haline getirmemiz gerekiyor. Ücretli öğretmenliği kaldırmak, 100 bin ücretli öğretmen yerine kadrolu Cumhuriyet öğretmeni atamak durumundayız. Kadrolu Cumhuriyet öğretmeniyle, kadrolu Cumhuriyet temizlik görevlisiyle, kadrolu Cumhuriyet güvenlik görevlisiyle ne derdiniz var sizin? Neden kadrılu personel atamıyorsunuz? Niye güvencesiz işlerle devam ediyorsunuz? Eylül ayında temizlik görevlileriyle ilgili bir düzenleme yapılacağını söyleyip, şubat ayında sözleşmeleri bitip, okulları iki hafta sözleşmesiz ve temizlik görevlisiz bırakmış bir iktidarsınız siz. Ve onu da Cumhurbaşkanınız söylediği için yapmıştınız, kendi göreviniz diye yapmadınız. Yazıklar olsun. İşte yasa teklifi burada: 100 bin temizlik görevlisi, 65 bin güvenlik görevlisi.

Bu ülkenin çocukları yaşamını kaybediyor. Recep Tayyip Erdoğan, sorumlusu sizsiniz”

Türkiye’nin ciddi devlet yöneticilerine ihtiyacı var. Protokol imzalayarak, genelge göndererek, basın açıklaması yaparak, muhalefeti suçlayarak, ‘karanlık güçler’ diyerek hiçbir şey için sorumluluk almayan Recep Tayyip Erdoğan, onun dokuz bakanı, atadıkları siyasi arkadaşlar, hepiniz bu ülkede yaşanan her şeyden sorumlusunuz. Bunu kim söylüyor? Başbakan Recep Tayyip Erdoğan. ‘Fırat’ın kenarında bir kuzu suya kapılırsa sorumlusu benim’ diyen Recep Tayyip Erdoğan, sorumlusu sizsiniz. Bu ülkenin çocukları yaşamını kaybediyor. Bir bakanın döneminde 41 yurttaş eğitim alanlarında yaşamını kaybetti. Sorumlusu sizsiniz. Sorumluluk alacaksınız. Protokoller yapmışsınız, gereğini yapacaksınız. Ve bir zahmet erdemden bahsediyorsunuz, çocuklara erdemli davranıştan bahsediyorsunuz. Bir devlet görevlisinin böylesi bir olaydan sonra, dünyanın dört bir yanında erdemli davranış olarak ne yaptığını siz de çok iyi biliyorsunuz. Erdemli davranın. Bu hayatta arkanızdan bir adınız kalacak. Bu adınızın nasıl kalacağını sizin davranışlarınız belirliyor olacak. Bu ülkenin çocukları sizin gözden çıkarabileceğiniz çocuklar değil. Sizi rahatsız etmeye, gerçekleri hatırlatmaya, yapmadıklarınızı söylemeye, yerine öneriler getirmeye, bunları Meclis’te, sokakta, her yerde dile getirmeye devam edeceğiz.” 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Suat Özçağdaş: “Bu ülkenin çocukları sizin gözden çıkarabileceğiniz çocuklar değil”
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Ankara Odak ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!