1. Haberler
  2. Ankara
  3. TBMM Genel Kurulu 23 Nisan Özel Oturumu… Erkan Baş: Çocuklarımıza özgür ve güvenli bir hayat kurmak istiyorsak halkın egemenliğini yeniden tesis etmeliyiz

TBMM Genel Kurulu 23 Nisan Özel Oturumu… Erkan Baş: Çocuklarımıza özgür ve güvenli bir hayat kurmak istiyorsak halkın egemenliğini yeniden tesis etmeliyiz

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106’ncı yıl dönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel gündemle toplanan Genel Kurul'da konuştu. Baş, "Temmuz 2018'den 23 Nisan 2026'ya kadar 574 çocuğumuz çalışırken hayatını kaybetti. Üç milyon çocuk çalışmak zorunda bu ülkede. Halkın egemenliğinin olmadığı yerde çocuklar güven içinde, özgür, mutlu ve huzurlu yaşayamıyorlar. Eğer çocuklarımıza özgür, mutlu ve güvenli bir hayat kurmak istiyorsak ilk yapacağımız şey halkın egemenliğini yeniden tesis etmek olacak. Egemenlik bir avuç zenginin ve onların temsilcisi olan saray iktidarının elinde toplanmıştır" dedi. 

TBMM Genel Kurulu 23 Nisan Özel Oturumu… Erkan Baş: Çocuklarımıza özgür ve güvenli bir hayat kurmak istiyorsak halkın egemenliğini yeniden tesis etmeliyiz
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(TBMM) – Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106’ncı yıl dönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel gündemle toplanan Genel Kurul’da konuştu. Baş, “Temmuz 2018’den 23 Nisan 2026’ya kadar 574 çocuğumuz çalışırken hayatını kaybetti. Üç milyon çocuk çalışmak zorunda bu ülkede. Halkın egemenliğinin olmadığı yerde çocuklar güven içinde, özgür, mutlu ve huzurlu yaşayamıyorlar. Eğer çocuklarımıza özgür, mutlu ve güvenli bir hayat kurmak istiyorsak ilk yapacağımız şey halkın egemenliğini yeniden tesis etmek olacak. Egemenlik bir avuç zenginin ve onların temsilcisi olan saray iktidarının elinde toplanmıştır” dedi. 

TBMM Genel Kurulu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106’ncı yıl dönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında özel gündemle toplandı.

Genel Kurul’da konuşan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, TBMM’nin 106’ncı kuruluş yıl dönümünü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayarak, mevcut çatının alelade bir meclis olmadığını vurguladı. Meclis’in işgale karşı savaş kararı alan ve bizzat cepheyi yöneten “gazi” unvanlı bir yapı olduğunu belirten Erbakan, “Bu çatı; İstiklal Harbi’ni bizzat cepheden yöneten, açılışındaki dua ve niyazlara cepheden gelen barut kokularının karıştığı, Polatlı’ya kadar gelen düşman toplarının seslerine karşı duvarları arasında İstiklal Marşı’mızın mısralarının yankılandığı kutlu bir çatıdır” dedi. 

23 Nisan 1920 sabahında atılan ilk adımı “bir iman abidesi” olarak niteleyen Erbakan, Meclis-i Mebusan’ın seçilmiş vekillerinin Hacı Bayram Veli Camii’nde kıldıkları cuma namazı sonrası binlerce Ankaralının tekbirleri eşliğinde meclisi açtıklarını hatırlattı. 

“Emaneti layıkıyla koruyabiliyor muyuz?”

Erbakan, bayramın çocuklara armağan edildiğini ancak idarecilerin “bu emaneti layıkıyla koruyup koruyamadığını” sormak zorunda olduklarını ifade etti. Okullardaki şiddet sahnelerini ve Şanlıurfa ile Kahramanmaraş’tan gelen acı haberleri anımsatan Erbakan, bu durumun sıradan bir asayiş vakası olmadığını dile getirdi. 

Erbakan, gençlerin dijital dünyanın ve çetelerin pençesine düşmesine ilişkin, “Biz yavrularımıza bayram hediye eden bir Meclis’in mirasçısıyken bugün evlatlarımızı dijital dünyanın zehrine, çetelerin pençesine, şeytani düzenin o sinsi şiddet sarmalına nasıl oluyor da teslim ediyoruz? Mesele okul kapılarına polis görevlendirmek, dedektör koymak değil; mesele gençlerimizin kalbine ahlak ve maneviyat nöbetçisini koyabilmektir. Eğer biz evlatlarımızın kalbini önce ahlak ve maneviyat düsturuyla doldurmazsak o boşluğu yabancı kültürlerin, materyalist zihniyetlerin karanlığı doldurur. Bu nedenle diyorum ki: Gerçek bayram, evlatlarımızın manevi vatan şuuruyla yetiştiği; vatanıyla birlikte aklını, kalbini ve vicdanını da koruma şuuruna eriştiği gün yaşanacaktır” ifadelerini kullandı. 

Erkan Baş: Bugün başka bir sülale egemenliği kurulmaya çalışılıyor

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, 23 Nisan’ın her şeyden önce halk egemenliği ve emperyalizme karşı direniş demek olduğunu belirterek, “Halkın iktidarı bir sülalenin elinden alması demektir. Halkın kaderini kendi eline alması demektir. Bu yüzden çocuklara armağandır, hatta çocuklara emanettir. Ama bugün Türkiye’de bir halk egemenliğinden söz edemeyiz. 100 yıl önce biz sülalenin egemenliğini bitirdik ama bugün başka bir sülale egemenliği kurulmaya çalışılıyor” diye konuştu. 

Halifeliğin Mart 1924’te kaldırılmasıyla padişahın halktan gasp ettiği sarayların halkın malı haline getirildiğini, ancak 2018’de kurulan “tek adam sistemi” ile Milli Sarayların yeniden tek kişiye bağlandığını söyleyen Baş, “Bu 23 Nisan aslında sarayları padişahtan alıp halka verdi. Bugün yaşadığımız bu karşı devrim süreci yine halka ait olan sarayları aldı, bir tek adama armağan etti” dedi.

“574 çocuk çalışırken hayatını kaybetti”

Çocuk ölümlerine dikkati çeken Erkan Baş, şunları söyledi:

“2018’den bu yana ne oldu? Temmuz 2018’den 23 Nisan 2026’ya kadar 574 çocuğumuz çalışırken hayatını kaybetti. Üç milyon çocuk çalışmak zorunda bu ülkede. Berkin geldi aklıma. Oğuz Arda Sel geldi. Çorlu katliamında yitirdiğimiz çocuklar. MESEM’de yitirdiğimiz çocuklar geldi aklıma. Çalışmak zorunda kalan çocuklar, okula gidemeyen çocuklar, okula gittiğinde aç kalan çocuklar… Halkın egemenliğinin olmadığı yerde çocuklar güven içinde, özgür, mutlu ve huzurlu yaşayamıyorlar. Eğer çocuklarımıza özgür, mutlu ve güvenli bir hayat kurmak istiyorsak ilk yapacağımız şey halkın egemenliğini yeniden tesis etmek olacak. Egemenlik bir avuç zenginin ve onların temsilcisi olan saray iktidarının elinde toplanmıştır.”

“Anayasa var ama uygulanmıyor”

Meclis’in fiilen çalışmadığını ve hukukun askıya alındığını savunan Baş, “Anayasa var mı? Var ama uygulanmıyor ki! Anayasa diyor ki: ‘Bir kişi en fazla iki kere seçilir.’ Cumhurbaşkanının üçüncü dönemi. Anayasa diyor ki: ‘Milletvekili seçilenin yargılaması durur’. Durmuyor. Anayasa diyor ki: ‘Toplantı ve gösteri hakkı vardır’. Hayır, saray diyor ki: ‘1 Mayıs’ı Taksim’de kutlayamazsınız’. Seçimler yapılıyor, kaybedilince tanınmıyor arkadaşlar” diye konuştu. 

“Bir haydutla gülümseyen fotoğraf vermenin size kattığı şey nedir?”

Konuşmasında dış politikaya da değinen Erkan Baş, ABD Başkanı Donald Trump’ı “21. yüzyılın Hitler’i” olarak tanımlayarak, iktidarın Trump ile olan ilişkisini “teslimiyet” olarak nitelendirdi. Baş, “Trump’ın dostu olandan, o haydudun dostu olandan da bu memlekete hiçbir fayda gelmez. Bir el sıkışıyorlar, ‘sevindirik’ oluyorlar. Trump ile fotoğraf çıkıyor, bütün yandaş medya manşetlere taşıyor. Bir katille, bir haydutla gülümseyen fotoğraf vermenin size kattığı şey nedir? Bu gurur falan değildir, teslimiyettir” ifadelerini kullandı. 

Baş’tan Abdullah Güler’e: “O sömürge valisine de bir çift laf etseydiniz” 

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’e de seslenen Baş, Antalya Diploması Forumu’ndaki  ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın açıklamalarına karşı sessiz kalınmasına tepki göstererek, “‘Türkiye’ye demokrasi yakışmıyor, buralar otoriter olsun’ denilen o sömürge valisine de bir çift laf etseydiniz. Arkadaşlar, siz o sömürge valisine ‘Haddini bil’ diyemediğiniz sürece bu ülkenin geleceği için olumlu bir şey yapamazsınız” dedi. 

Konuşmasının sonunda TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a seslenen Baş, cezaevinde bulunan milletvekili Can Atalay’ın durumuna dikkati çekerek, “Bu sadece bir hukuksuzluk değil, bu Meclis’in iradesine açık bir müdahaledir. Buradan size bir kez daha 23 Nisan’ın yıl dönümünde çağrıda bulunuyorum: Bu Meclis’in onurunu koruyunuz, Can Atalay’ın kaydını yapınız” diye konuştu. 

Önder Aksakal: Egemenlik, milletin alın teriyle, alnı ak, başı dik olmakla korunabilir

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Önder Aksakal, DSP olarak 23 Nisan ruhunu üç temel felsefe üzerinde değerlendirdiklerini belirtti. İlk olarak “tam bağımsızlık” ilkesine değinen Aksakal, siyasi bağımsızlığın ekonomik üretimle taçlanması gerektiğini ifade ederek, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, bu egemenlik, milletin alın teriyle, emeğiyle ve özellikle alnı ak, başı dik olmakla korunabilir” dedi.

İkinci sütun olarak “halkçılık ve emeğin üstünlüğü” kavramını öne çıkaran Aksakal, “DSP’nin kurucusu Onursal Genel Başkanımız Bülent Ecevit’in de sıkça vurguladığı gibi, bu topraklarda gerçek demokrasi, halkın ekmeğinin büyütüldüğü, emeğin ve inancın sömürülmediği bir düzenle anlam kazanır. 106 yıl önce burada yakılan meşale, bugün milletimizin sofrasındaki huzuru aydınlatmalıdır” dedi. 

Üçüncü ve en kıymetli unsurun “çocuklar ve gelecek” olduğunu belirten Aksakal, çocukların yarın işsiz kalmadığı, laik eğitimle yoğrulan ve fırsat eşitliği sunan bir Türkiye inşa etmenin bir devlet aklı gerekliliği olduğunu dile getirdi. 

Aksakal, bir hafta önce bir çocuk tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden öğrencileri ve öğretmenlerin de anarak, “DSP’nin bakış açısıyla, siyasetin ve devlet aklının özünde insan odaklı ve yarınlara dönük olması gerektiğinin en büyük kanıtıdır. Bizler, bugünün karar vericileri olarak, o çocukların yarın işsiz kalmadığı, bilimle aydınlanan, laik eğitimle yoğrulan, fırsat eşitliği ve güven içinde yaşayan bir Türkiye inşa etmek zorundayız” ifadelerini kullandı. 

 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
TBMM Genel Kurulu 23 Nisan Özel Oturumu… Erkan Baş: Çocuklarımıza özgür ve güvenli bir hayat kurmak istiyorsak halkın egemenliğini yeniden tesis etmeliyiz
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Ankara Odak ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!