(TBMM) – Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, doğum iznini 24 haftaya çıkaran düzenlemeyi de içeren kanun teklifinin, TBMM Genel Kurulu’nun toplantı yeter sayısının bulunamaması nedeniyle ertelenmesine tepki gösterdi. Kaya, “Muhalefet, iktidarın gündemlerine esir olmamak için iktidarı toplantı yeter sayısı ve karar yeter sayısıyla sıkıştırır. İktidar da önemsediği kanunların çıkması için gelir burada hazır bulunur. Hadi kanunu bizimle müzakere etmiyorsunuz; hiç olmazsa 200 kişiyi burada hazır bulundurma zahmetine katlanın. Dolayısıyla bu iktidarın 28. dönemde sıklıkla maalesef toplantı ve karar yeter sayısına ulaşamadığını görüyoruz” dedi.
TBMM Genel Kurulu’nun toplantı yeter sayısının bulunamaması üzerine çalışmalarına 14 Nisan Salı devam etmek üzere kapanması nedeniyle doğum izninin 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin kanun teklifinin görüşmeleri ertelendi.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu kanun teklifinin 1-2 maddesi annelerimizin durumuyla alakalı ve son derece önemli, bizim de desteklediğimiz maddelerdir. Hatta bunun daha da genişletilmesine dönük bir kısım önerilerimizi de iktidar partisine getirdik” dedi.
“İktidar partisi torba yasanın içerisine makul görebileceğimiz veya görmediğimiz birçok şeyi katıp hepsinin toptan çıkarılmasını talep ediyor” diyen Kaya, şöyle konuştu:
“Biz dedik ki kadınların doğum izni ile ilgili husus evet önemli; bunu hızlı bir şekilde yasallaştıralım. Ama siz bu torba yasanın içerisine toplumun, milletin, bizlerin kabul edemeyeceği maddeleri de koyuyorsunuz ve adeta bu kadınları, çıkması gereken yasayı, tasvip etmediğiniz maddeleri de içine katarak ‘kabul edin’ dediniz. Buna itirazımız vardı. Ama buna rağmen illa biz itiraz ettik diye bir kanunun buradan geçmemesi diye bir şey söz konusu olamaz. Anayasa’ya göre 200 milletvekili ile toplantı yeter sayısı, 151 milletvekili ile karar yeter sayısı var. Bunu bulmak iktidarların görevidir. TBMM, ilk kez yoklama ve karar yeter sayısı talep etmiyor. Bu Meclis’in bir geleneğidir ve bir teamülüdür. Muhalefet, iktidarın gündemlerine esir olmamak için iktidarı toplantı yeter sayısı ve karar yeter sayısıyla sıkıştırır. İktidar da önemsediği kanunların çıkması için gelir burada hazır bulunur. Hadi kanunu bizimle müzakere etmiyorsunuz; hiç olmazsa 200 kişiyi burada hazır bulundurma zahmetine katlanın. Dolayısıyla bu iktidarın 28. dönemde sıklıkla maalesef toplantı ve karar yeter sayısına ulaşamadığını görüyoruz. Ama bu, bu döneme has bir şey değil; yani Türkiye’de özellikle parlamento hukukunun bir teamülüdür. İktidarlar meclisi çalıştırma ile ilgili, özellikle kendi gündemleriyle ilgili muhalefetin de itiraz ettiği kanunlarda Meclis çoğunluğunu bulundurmak gibi bir zorunlulukları var.
“İkincisi, iktidar maalesef parlamento çalışmalarını takvimlendiremiyor”
İkincisi, iktidar maalesef parlamento çalışmalarını takvimlendiremiyor. Niye? Çünkü kanun tekliflerini iktidar grubu hazırlamıyor; bürokrasi hazırlıyor, Cumhurbaşkanlığı hukuk politikaları hazırlıyor. O arkadaşlarımız Meclis’in çalışma düzenini, buranın psikolojisini, atmosferini yaşamamış arkadaşlar. Dolayısıyla bazen Meclis’i boş gündemlerle meşgul ediyorlar, bazen de ‘şu kanun acil hemen çıkmalı’ diye sabahlara kadar parlamentoyu çalıştırmak durumunda kalıyorlar. Oysa dönem başında ya da bir iki ayda bir muhalefetle istişare halinde gündemi belirleme yoluna giderlerse bu parlamento çok daha sağlıklı çalışabilir. Bugünü boş geçirdik. Bunun yerine planlanabilmiş olsa; bazen 9’da bazen 10’da parlamento kapanıyor ama bazen de ‘çok acelesi var, bunun hemen çıkması lazım’ diye komisyonları sabahlara kadar çalıştırıyorlar, Genel Kurul’u sabahlara kadar çalıştırıyorlar. Buna gerek yok. Muhalefetle birlikte bu parlamentoyu çok daha rahat, planlı ve programlı bir şekilde yönetebilirler. Ama bu Adalet ve Kalkınma Partili milletvekili arkadaşların eksikliği değil. Bu onlara gündem dayatan, onları adeta sabahlara kadar burada el kaldırıp el indiren birer makineye dönüştürmek isteyen AK Parti bürokrasisidir. Bence milletvekili arkadaşlarımızın belki de bu sessiz tepkisi biraz oraya dönük bir tepkidir diye düşünüyorum. Burada suçlanacak olan Adalet ve Kalkınma Partili milletvekili arkadaşlar değil; onları tamamen siyaset kurumunun yavaş yavaş dışına itmeye çalışan AK Parti bürokrasisidir, bakanlıklardır ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu’dur.”
“Kimse ‘ödenek kesilecek’ diye buradaki muhalefetin demokrasi talebini görmezden gelemez”
Kaya, “AK Parti’nin Meclis İçtüzüğü’nde bir değişiklik önerisi getireceği söyleniyor; birleşimin kapanması halinde o gün gelmeyen vekillerin ödenek ve yolluklarının kesilmesi konusunu destekler misiniz” sorusunu şöyle yanıtladı:
“Kendi bulamadıkları, Anayasa kaynaklı toplantı yeter sayısını bulamamalarının cezasını milletvekillerine kesmeye çalışıyorlarsa onların bileceği bir iş. Yani eğer kesiliyorsa sadece bunlar yapılabilir ama bu parlamento çalışmalarını önemsemek için yapılır. Yoksa kendilerinin bulamadığı toplantı yeter sayısını bu yolla bulmaya çalışmak gibi ucuz politikalara gitmesinler. Kimse ‘ödenek kesilecek’ diye buradaki muhalefetin demokrasi talebini görmezden gelemez. Muhalefet milletvekilleri, ödenekleri kesilecek diye bundan vazgeçip iktidar partisine boyun eğecek milletvekili arkadaşlar değil. Bu ve benzeri yollara gideceğine, muhalefetle birlikte burayı uzlaşı kültürü içerisinde nasıl yöneteceğinin yollarına baksınlar diye tavsiye ederim.”




